ZEYTİN HAKKINDA« GERİ DÖN

  • Zeytin Nedir ?

    17.3.2015

    Bir Akdeniz bitkisi olan zeytin (olea europea L.) Akdeniz'i çevreleyen ülkelerin hemen hepsinde yayılma imkanı bulmuştur. En kötü toprak koşullarında bile tabi olarak yetişebilen zeytin doğanın ilk ağacı olarak da tanımlanır.

     

    Zeytin ağacı, 6-10  yaşları arasında ekonomik olarak ürün vermeye başlayan ve 80-­100 yaşlarına erişen bir bitkidir. Yurdumuzda zeytinliklerin yaklaşık % 75'i eğimli, dağlık ve yamaç arazilerde yeralmaktadır. Bu yüzden kültürel bakım tedbirleri uygulanamamakta ve bunun sonucu olarak elde edilen ürün miktarı yıldan yıla değişmektedir. Bu periyodisiteye halk arasında 'var yılı' ve 'yok yılı' denilmektedir.

     

    Zeytin meyvesi ülkemizde kahvaltıda yer alan ve birçok yemeklerin, özellikle salataların süslendirilmesinde kullanılan, aynı zamanda beğenilerek yenilen yararlı bir yiyecektir. Zeytin meyvesi özel olarak yapılmış çeşitli yeşil zeytin ve siyah zeytin salamuraları olarak sofralarımıza sunulmaktadır.

     

    Zeytin hasadı ülkemizde Ekim-Ocak ayları arasında yapılmaktadır. MARMARABİRLİK Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Entegre Tesislerine koopeartitlerimizden   zeytinler 9-10 ay boyunca % 10 konsantrasyonundaki salamura içerisinde, doğal fermentasyona tabi tutulmaktadır. Böylece herhangi bir katkı maddesi kullanılarak 'oleuropein' denilen acılık maddesi giderilmekte ve renk kararması sağlanmaktadır.

     

    Dünyanın en sağlıklı ve doğal bitkisel yağ kaynağı olan zeytinin tarihi, günümüzden 8.000 yıl öncesine dayanır. Tarihi gelişimi içinde bir çok efsaneye kaynak olan zeytin eski uygarlıkların yazıtları ve kutsal kitaplarda yer almıştır. Ayrıca, beyaz bir güvercinin Nuh'un gemisine tufan sonrası canlılık belirtisi olarak, ağzında zeytin dalı ile dönmesi nedeniyle, zeytin yüzyıllardır barışın simgesi kabul edilir. 
     

    Eti ve tek çekirdekli olan zeytin meyvesi incelendiğinde Anatomik yapı

    Organoleptik Açıdan Farklılıklar;

     

    Sap

    Epikarp

    Mezokarp

    Endokarp

    Çekirdek

     

    Zeytin Meyvesinin Bileşim Kısımlarını Gösteren Dikey Kesit

     

    1- Diger tek çekirdekli meyvelerdeki % 12 veya daha yüksek olan şeker oramnakarşın % 2.5- 6 arasındaki düşük şeker miktarı.

    2- Diğer tek çekirdekli meyvelerdeki ortalama % 1,55 düşük: yağa karşın çeşitten çeşide değişen ve % 17- 30 ve daha yüksek olan yağ miktan

    3- Diğer meyvelerde bulunmayan oleumpein denilen acılık maddesi zeytinde bulunmakiadır.

     

    Sofralık Zeytin çeşitlerinin Karakteristik Özellikleri

     

    - Nispeten geniş meyve ölçüsü (Sofralık zeytin çeşitleri etti olmalıdır.) ve  et çekirdek oranı 5-12:1 arasında olmalıdır.

    - Etin yağ içeriği düşük seviyelerde (%20 gibi) olmalıdır. Artan yağ içeriği ürünün dokusunu istenmeyen şekilde etkiler.

    - Meyve etinde yüksek miktardaki şeker fermentasyona uğrayarak laktik aside dönüşür, tuz ile zeytini korur.

     

    Sofralık Zeytin Çeşitlerinin Karakteristik Özellikleri

    -    İşlemenin değişik safhalannda meyve etinin dayanıklılığı kalıcı olmalıdır. Meyve etinin sıklığını etkileyen faktörler; pektinler, selüloz, lignin ve diğer polisakkaritlerdir.

    -     Çiğneme sırasında veya dolgulu zeytin yapılacağı zaman, çekirdeğin mezokarp’tan (zeytin etinden) kolay ayrılması gerekir.

    -     Epidermis (zeytin kabuğu) isşlemenin her safhasında dayanabilecek şekilde ince ve elastik olmalıdır.

     

    Zeytinin Bazı Fiziksel Özellikleri

    * Dane ağırlığı  

    :

    2 - 12 gr.

    * Meyve Kabuğu

    :

    % 1.5 - 3.5

    * Çekirdek Oranı

    :

    %13 - 30

    * Et Oranı

    :

    %66 - 85

     

    Zeytinin Et Bileşimi:

    * Su

    :

    %50 - 70

    * Yağ   

    :

    %15 - 30

    * Protein

    :

    %1 - 2

    * Lif

    :

    %1 - 3

    * Kül    

    :

    %1 - 5

    *Şeker 

    :

    %2 - 6

     

    Zeytinin KilmyasaI Bileşimi:  

    Su

    :

    %51,9

    Toplam KM

    :

    %48,1

    Toplam Şeker

    :

    %2

    Yağ

    :

    %25,4

    Protein

    :

    %1.5

    Na (mg/100g)

    :

    3,2

    K (mg/100g)

    :

    457,19

    Ca (mg/100g)

    :

    33,15

    Mg (mg/100g)

    :

    12,49

    Mn (mg/100g)

    :

    0,13

    Fe (mg/100g)

    :

    1,73

    Zn (mg/100g)

    :

    0,71

    Cu (mg/100g)

    :

    0,01

    P (mg/100g)

    :

    51,13

    Karoten (mg/100g)       

    :

    0,15 - 0,2

    Vit C (mg/100g)

    :

    12,9 – 19,1

    Thiamin (mikrogram/100 gr)

    :

    0.54-1,1

     

    Zeytin  Bileşimini Etkileyen Faktörler

     

    -Ham materyalle ilişkili olanlar .

    - Işlemenin safhalarıyla bağlantılı olanlar

     

    Zeytin Meyvesinin Temel BiIeşikleri

     

    1. Su
    2. Yağlı Maddeler
    3. Basit Şekerler
    4. Diğer Karbonhidratlar
    5. Proteinler
    6. Pektinler
    7. Organik Asitler
    8. Tanninler
    9. Oleuropein
    10. Renk Maddeleri
    11. Vitaminler
    12. İnorganik Mad.


  • Zeytinin Tarihçesi

    17.3.2015

    Önce botanik: Zeytinin bilimsel künyesi" oleaeeae" familyasından başlar. Leylak ve yasemin gibi süs bitkileriyle aynı familyadan "olea", ya­bani bir meyva ağacıdır. "Olea" cinsinden dünyada yaklaşık 30 değişik tür saptanmıştır. "Olea europea" da bunlardan biri ve en önemlisidir. Anayur­du Doğu Akdeniz olan "olea europea"nın başlıca iki alt-türü vardır: "Olea europea oleaster" (yabani) ve "olea europea sativa" (ehli).

     

    Zeytinin eşsiz meyvasından çıkarılan yağ önce geceterimizi aydınlat­tı, mabetlerimizi kutsadı, ruhumuzu rahatlattı, sonra saçlarımızı, cildimi­zi güzelleştirdi, vücudumuzu ovdu, geliştirdi ve temizledi ve nihayet mut­fağımızın baş tacı oldu. Ne var ki, kökü tarih öncesine dayanan yabani zeytin ağacının kaç bin yaşında ve anayurdunun tam neresi olduğu konu­sunda arkeobotanikçiler, tarihçiler ve arkeologlar arasında bir görüş bir­liği yok. De Candolle ve Pelletier'ye göre, Anadolu, Suriye ve İran; kimi­ne göre Girit, Yunanistan, belki de Kuzey Afrika, Atlas Dağları, Aşağı Mısır. .. Dahası, yabani zeytinin ilk kez nerede ve kimler tarafından ehlileştirildiği, nereden nereye yayıldığı konusunda da gene farklı görüşler söz konusu.

     

    "ZETA"

    Dünyanın en eski alfabelerinin ana harfleri doğalolarak tarım toplumunun izlerini ta­şır: "Alfa" (A/pha) öküz, "beta" (Beth) ev, "gama" (GamaO deve ve "zeta" (Zat) zeyti­ni simgeliyordu. Akadçazertum ya da zeir­tum hem zeytin ağacını hem de meyvasınıtanımlıyordu. Dinsel törenlerde meyvası ve ondan elde edilen yağı (zertium) üzüm, in­cir gibi öteki meyvalarla birlikte tanrılara sunak veriliyordu. Zai, ibranilerde zait ol­du, Araplarda ise zaitun. Araplar yaşlı ve büyük ağaçlara bugün de zeitun er-Rum (Romalıların zeytin ağacı) diyorlar. Orta As­ya'dan "Kısrakbaşı" Anadolu'ya gelen Türkler ise Arapça'nın etkisiyle önce zey­tOn, sonra zeytin'de karar kıldılar.

     

    Zeytine Giritiiter e/aiwa dediler, akrabaları Yunanlılar e/aia. Romalılar önce o/eo, sonra oliva'yı benimsediler, Fransızlar ve ingiliz­ler iseolive'i. Yunanca e/aia'nın kökeninde

     

    Samilerin u/u sözcüğü yatar. U/u, Sami ib­ranilerde yağı simgeliyordu. Zeytinyağısözcüğüne gelince, Yunanlıların e/aion'u Roma'da o/eumoldu, italyanlar oli'ye çevir­diler; Fransızlar huile'e, ingilizler oil'a, is­panyollar ise Arapça az-zeit, zeytin suyun­dan esinlenerek aceite'ye.

     

    Yüzyıllar değil, bin yıllar...

    Oleaster, dikenli, küçük meyvalı yabani zeytin ağacı; milattan 10 bin yıl öncesi Doğu Akdeniz hav­zasının doğal bitki örtüsünün bir parçasıydı. Ancak, İtalya'nın Mongardino yöresinde ortaya çıkarılan fosilleşmiş zeytin yaprakları, aynı şekilde Kuzey Af­rika' da paleolitik dönemden olduğu belirlenen zey­tin dalları fosilleri ve İspanya' da kalkolitik dönemden kalan yabani zeytin ağacı dalları nedeniyle, bu ağacın Akdeniz'in batısında da milattan yak­laşık 12 bin yıl önce varalduğu yönünde savlar var... Yunanistan'ın kuze­yindeki Peloponez Yarımadası'nda bulunan ve kökeni M. Ö. 2000 yılına dayanan zeytin ağacı fosillerine karşın, Ege'deki Santorini Adası'nda gün yüzüne çıkarılan fosilleşmiş zeytin taneleri ve özellikle zeytin yaprakları­nın ömrü ise, bazı uzmanlara göre milattan 37 bin yıl önceye kadar gide­biliyor... Dile kolay: Zeytin 39 bin yaşında! Ne var ki, yabani zeytin ağa­cının varlığı zeytin üretiminin de yapıldığı anlamına gelmiyor.

     

    Öte yandan, Güney Kafkasya'dan İran'a, buradan da, Akdeniz'de Suriye ve Filistin kıyılarına uzanan bölgede zeytin ağacı ve kültürünün varlığı, bu tartışmaları daha da alevlendiriyor. Zeytinin ve en azından olea europea'nın asıl yurdunun Güneydoğu Anadolu ve özellikle, Mardin, Ma­raş ve Hatay üçgeni olması en güçlü olasılık. Anadolu'nun çeşitli bölgele­rinde, örneğin güneyde' Akdeniz'de Toroslar'ın eteklerinde Antalya ve İçel'de, batıda Muğla'da, Aydın Çine'de kendi kendine yetişen ve çoğalan yabani zeytin ağaçları, "delice"lerin bolluğu, Bafa ve Kuşadası yörelerin­de adeta ormana dönüşmeleri, İzmir Çeşme'de dağda taşta karşımıza çık­maları, daha kuzeyde Çanakkale, Balıkesir ve Bursa'ya kadar yer yer ken­dini göstermesi, buna karşılık öteki zeytincilik bölgelerinde insan eliyle dikilmiş ağaçların dışında nadiren bulunması ya da hiç bulunmaması, zey­tin ağacının anayurdunun günümüz Türkiyesi olabileceği savını destekli­yor. Nice uygarlıklara ev sahipliği yapmış Anadolu'nun eşsiz arkeolojik zenginliklerinin, ancak yüzde 10'u bile geçmeyen bölümünün bugüne dek gün ışığına çıkartılabildiğini düşünürsek, zeytin ağacı ve zeytincilikle ilgili her yeni buluntunun bu görüşün savunulmasını kolaylaştıracağı ortadadır.

     

    Ama açık olan bir şey var, o da yabani zeytin oleaster'in aşıyla "ehli­leştirilmesi" ve bir kültür bitkisi olan sativa'ya dönüştürülmesinin yeryü­zünde ilk kez M.Ö. 4000'lerde Anadolu, Doğu Akdeniz ve Güney Önas­ya' da; kabaca Adana, Gaziantep'ten başlayıp, Suriye, Lübnan, İsrail'e inen Akdeniz kıyı şeridi ve hinterlandında gerçekleştirildiği. Ve bu muci­zeyi büyük olasılıkla Samilerin başardığı sanılıyor.

     

    Altı bin yıllık hasat

     

    Peki, bundan binlerce yıl önce hangi insanoğlu, bu yabani ağacı aşı­layarak daha bol, daha az acı, daha büyük ve yağlı zeytin taneleri elde et­meyi, yağını sıkarak günlük yaşamında kullanmayı başardı? Bilimsel ola­rak kimse kesinlikle bilemiyor, efsaneler dışında sadece varsayımlar söz konusu. Uluslararası saygınlığa sahip Dünya Zeytin Ansiklopedisi yazarı J 0­se M. Blazquez "Zeytin yetiştiriciliği yaklaşık altı bin yıl önce Anadolu' da başlamıştır" görüşünü savunuyor ve bu bölgede eski dönemlerde yaşamış halklar içinde yalnızca Asur ve Babillilerin zeytincilikle ilgili bilgi sahibi olmadıklarına dikkat çekiyor. Ama zeytini ilk ehlileştirenler, üzüm, incir, nar, hurma gibi birçok meyva ağacının ilk yetiştirildiği uygarlıklar beşiği Önasya'da, Suriye ve İran'ın kesiştiği yayda oturanlar olsa gerek: Persler, Mezopotamyalılar ve büyük bir olasılıkla, Akdeniz'in doğusundan içeride Mezopotamya'ya kadar yayılan Suriyeli ve Filistinliler. Nitekim, Yakın Doğu'da zeytin yetiştirildiğine ilişkin en eski kalıntıların İsrail ve Ür­dün'de kalkolitik döneme (M.Ö. 3700-3200) kadar gitmesi de bu tezi güçlendiriyor.

     

    Bu halklar, tarım ve ticarete yatkınlıkları ve becerileriyle yabani zey­tin ağaçlarını aşıladılar. Onlara iyi bakarak, daha sık yapraklı ve daha çok yağ veren bir kültür bitkisine dönüştürdüler, çoğalttılar ve önce Akdeniz kıyı şeridi boyunca geliştirdiler, sonra da başka yerlere yaydılar.

     

    Zeytinin bir kültür bitkisine dönüşmesi, M.Ö. 4000'lerde gerçekleş­ti. Ancak, meyvasının sıkılıp yağının çıkarılması, zeytinyağının yaygınlaş­tırılması için yaklaşık 1500-2000 yıl daha gerekecektL.. Gerçekten de, Tunç Çağı'nda Akdeniz'de zeytinciliğin yaygınlaştığı sadece zeytin çe­kirdeklerinden değil, bulunan yağ presleri, saklanan kaplar, vazo ve fresklere yansıyan artistik çalışmalarda ortaya çıkıyor. "Verimli hilal" olarak adlandırılan bölgede, özellikle Fırat ve Asi ırmakları arasındaki ti­caret merkezi Palmira'nın zeytinyağı çok ünlendi. Suriye ve Lübnan kı­yılarında yaşayan F enikeliler aracılığıyla, önce zeytinyağı ticareti, ardın­dan fidelerle taşınan zeytin kültürü, M.Ö. 2600-1600 arası önce güneyde Mısır'a, batıda Kıbrıs, Girit ve M.Ö. 1400-1200'lerde Anadolu yoluyla Yunanistan'a, M.Ö. 700'lerde Kuzey Mrika'da Libya ve Tunus'a, Akde­niz'in iki yakasında genişledi. Yunanlıların M.Ö. 8. yüzyılda zeytinyağıve şarap gelirleri ile kurdukları Syrakusa kolonisiyle Sicilyalılara, sonra Romalılara ve onlardan da Fransızlara, İspanyollara ve nihayet Portekiz­lilere ulaştı. Tabii, bu tarihlerde belli bir kesinlik ve doğru kronolojik sı­ralama olması imkansız. Giritlilerin zeytini çok daha önce, M.Ö. 3000'lerde bildiklerini öne süren kimi tarihçilere göre, İtalyanların zey­tinle tanışması M.Ö. 1200'lere kadar uzanıyor. Kimileri de zeytinin İtalya’ya Yunanistandan değil , İmparator Lucius Tarquinius döneminde ­(M.Ö. 616-578) Trablus veya Tunus'tan getirildiği görüşünü savunuyor: Romalılar Kuzey Afrika'yı fethettiklerinde, yöredeki Berberi halkın ya­bani zeytin ağaçlarını aşılamayı bildiklerini ve kültürünü çok geliştirdik­lerini göreceklerdi... Her yeni arkeolojik bulunm, araştırmacılara yeni ufuklar açarken, o güne dek doğru kabul edilen nice görüşün de sorgu­lanmasına neden oluyor. Örneğin, 1957 yılında Cezayir'in güneyinde Sahra'da Tassili bölgesindeki dağlık alanda ortaya çıkarılan ve M.Ö. 5000 - M.Ö. 2000'lerde yapıldığı sanılan mağara resimlerinde başları zeytin dalından taçlarla süslü insan figürleri yöre halkının zeytine yaban­cı olmadığını kanıtlamıyor mu?


  • Türkiyede ve Dünyada Zeytin Durumu

    17.3.2015

    TÜRKİYE VE DÜNYADA ZEYTİNİN YERİ

     

    Türkiye’deki işlenen tarım alanlarının %2.2 sini zeytinlikler kapsamaktadır. Ülkemizde 2003 yılı verilerine göre 101.600.000 adet zeytin ağacı vardır.Bu ağaçlardan ortalama 1.200.000 ton zeytin üretilmekte olup bunun 365.000 tonu sofralık olarak geriye kalan 835.000 ton yağlık zeytinden takriben 130.000 ton zeytinyağı üretilmektedir.

     

    Ülkemizde; Aydın, İzmir, Muğla, Balıkesir, Bursa, Manisa, Çanakkale, Tekirdağ, Hatay önemli zeytin üreticisi illerdir.

     

    Türkiye’de Zeytinciliğin Durumu

      

    Yıllar

    Zeytin Dane

    Üretimi (TON)

    Sofralığa Ayrılan

    Dane (TON)

    Yağlığa ayrılan

    Dane (TON)

    Zeytinyağı

    Dane (TON)

    1996-1997

    1.800.000

    435.000

    1.365.000

    200.000

    1997-1998

      510.000

    200.000

       310.000

      40.000

    1998-1999

    1.650.000

    430.000

    1.220.000

    170.000

    1999-2000

      600.000

    240.000

      360.000

      70.000

    2000-2001

    1.800.000

    490.000

    1.310.000

    190.000

    2001-2002

      600.000

    235.000

       365.000

      65.000

    2002-2003

    1.800.000

    450.000

    1.350.000

    140.000

    2003-2004

      850.000

    350.000

       500.000

      79.000

    2004-2005

    1.600.000

    400.000

    1.200.000

    145.000

    2005-2006

      880.000

    280.000

       600.000

    115.000

     

    Yaklaşık 500.000 aile geçimini zeytincilikten sağlamaktadır. Türkiye’de üretilen dane zeytinin %65-70’i yağlığa, %30-35’i sofralığa işlenmektedir.

     

    Ülkemizde siyah sofralık olarak değerlendirilen zeytin çeşitleri; Gemlik, Uslu, Edincik Su

    Yeşil ve genellikle kostikli, dolgulu olarak değerlendirilen çeşitler; Domat ve Yamalak Sarısı

    Ayvalık (Edremit) ve Memecik çeşitleri ise; yeşil, pembe çizik, siyah ve yağlık olarak değerlendirilmektedir.

     

    Marmara Bölgesinde ise Türkiye’nin ve dünyanın tersi bir durum vardır ki; üretilen zeytinin %80’inden fazlası siyah sofralık olarak değerlendirilmektedir.

               

    Marmarabirlik,ülkemizde sofralık salamura siyah zeytinde;

    • Düzenleyici,
    • Fiyat belirleyici,
    • Piyasa oluşumunu yönlendirici,
    • Yeniliklerde öncü rol oynamaktadır.

     

    Birliğimiz Marmara Bölgesinde üretilen Gemlik ve Edincik Su Tipi zeytinlerin %60-70’ini mübaya ederek, siyah sofralık zeytin olarak değerlendirmektedir.

     

    Dünya’da ise 890.000.000 zeytin ağacı bulunmaktadır. Sofralık zeytin üretimi yapan ülkeler:İspanya, Türkiye, ABD, Fas, Yunanistan ve İtalya’dır. Türkiye Dünya  sofralık zeytin üretiminde ikinci, dünya siyah zeytin üretiminde ise birinci sıradır.

     

    Dünya’da sofralık zeytin üretimi ortalama 1.500.000 ton’dur. Bu üretimden ülkelerin aldığı pay şöyledir;

     

                İspanya %25

                Türkiye %12

                ABD   %8

                Suriye %8

                Fas %7

                Yunanistan %7

                İtalya  %5

                Diğerleri %28

     

    Dünyada zeytin ihracına baktığımızda ise ABD’nin toplam ihracatın yaklaşık %50’sini karşıladığını, ikinci sırada Fas’ın %20’lik bir dilimi kapladığını görmekteyiz. Türkiye ise %9-10’luk bir paya sahiptir.

     

    Ülkemizde gelişigüzel ve ferdi olarak zeytin ağaç sayısının arttırılması yönünde çalışmalar vardır. Ancak, bunun Suriye örneğinden yola çıkılarak, çalışmaların yeterli olmadığı görülmektedir. Bu konunun bir devlet politikası haline getirilip, çeşitli teşviklerle özendirilerek planlı bir şekilde gelişme sağlanmalıdır. Arazi seçimine ve buna uygun varyete belirlenmesi hangi bölgelerde yağlık zeytin, hangi bölgelerde sofralık zeytin yetiştiriciliği yapılması gerektiği belirtilmelidir. Yoksa üreticimiz hangi çeşidin ekonomik getirisi yüksekse ona yönelmektedir.

     

    Ülkemiz zeytincilik sorunlarına baktığımızda ise;  Periyodisitenin kendini çok güçlü hissettirmesi ve ağaç başına verimin çok düşük olması, üretim düzensizlikleri yaratmaktadır. Bunun için çiftçilerimize iyi bir eğitim imkanı sağlanmalıdır. Budama, sulama, gübreleme ve ilaçlama konusunda bilinçlendirilmelidirler. Tarım Bakanlığı ve Üniversiteler buna öncü olmalıdır.

     

    Sanayicimizde ve tüccarımızda ise yeterli teknolojik bilgi ve ekipmanın bulunmadığı, olanların ise kapasite kullanım oranlarının düşük olduğu görülmektedir. Ülkemizde ‘ Merdivenaltı İşletme’ ler diye tabir ettiğimiz pek çok firma vardır. Bunlar, hem haksız rekabete yol açmakta hem de tüketicilerin sağlığını göz ardı edip, yönetmelikleri hiçe sayarak üretim yapmaya devam etmektedirler. Bu tür firmalar, aynı zamanda kayıt dışı çalıştıkları için ülke ekonomisine de zarar vermektedirler.

     

    Türkiye’de sofralık siyah salamura zeytin geleneksel yöntemlerle işlenmekte olup, bu metotla zeytin tuzlu olarak işlendiğinden, ihracat olanakları kısıtlı olmakta, ancak etnik pazarları yapılabilmektedir. Son yıllarda, ihracata yönelik zeytin üretim şekillerinde gelişmeler kaydedilmiştir.

     

     

    Ülkemizin dünya sofralık zeytin üretiminde ikinci, sofralık siyah zeytin üretiminde birinci, zeytinyağı üretiminde beşinci, ağaç sayısı bakımından dördüncü sırayı alması, üretimdeki bu gücümüzün UZK’da etkin bir rol üstlenebileceğimizin de bir göstergesidir.


  • Zeytin Çeşitleri

    17.3.2015

    Genel Açıklama

     

    Aşağıda zeytin çeşitleri ve özellikleri hakkında bilgi verilecektir.  Ancak;  bu bilgilerden önce zeytin denince ilk akla gelen salamura sofralık siyah zeytin olduğunu söylemeden geçemeyeceğiz. Dünyada  salamura  sofralık  siyah  zeytin  damak  tadı en iyi olan bölge MARMARABİRLİK’in konuşlandığı Marmara Bölgesinde yetişen Gemlik yada trilye diye adlandırlan çeşittir.

     

    Sele zeytini ile salamura siyah, salamura yeşil ve çizme, kırma zeytinlere natürel zeytin adı verilir. Natürel zeytinler, kostik ile tatlandırılmış olanlara göre besin değerinin yüksekliği nedeniyle tüketiciler tarafından daha fazla tercih edilebilir.

     

    Zeytin farklı renk tonlarında sofralarımıza sunulur. Tüketime sunulan zeytinlerin farklı renklerde olması (örneğin salamura siyah zeytinde rengin, kahve rengi, koyu kahve rengi, siyah ve siyaha yakın tonların ve çizme zeytinde yeşil, sarı ve pembe renk tonlarının birlikte bulunması) zeytinin kalitesiz olduğunu göstermez. Aksine bu durum, zeytinin natürel olarak yapılmış olduğunun önemli bir işaretidir.

                 

    Tamamen siyah renge sahip zeytinler de tüketime sunulabilir. Bu durum çeşit özelliği yanında, zeytinin aşırı olgunluk döneminde toplanarak hazırlanmasından kaynaklanmaktadır. Böyle zeytinlerde, siyah renk; kabuktan çekirdeğe kadar da uzanabilir.

     

    Açıkta satılan tamamen siyah veya koyu mavimsi siyah renkte ve az tuzlu zeytin alırken bu tip zeytinlerin kostik ile tatlandırıldığı ve gıda boyaları (ferro glukonat veya ferro laktat) ile renklendirilmiş olduğu düşünülmelidir. Bu tip zeytinler cam veya tenekede, ısıl (pastörizasyon ve sterilizasyon) işlemden geçirilerek konserve edilmiş olarak sofralarımıza sunulması gerekmektedir.

     

    Tüketiciler açıkta satılan az tuzlu siyah zeytinleri alırken, bunların kısa sürede bozulabileceği ve sağlığa zarar verebileceğini göz önünde bulundurmalıdır.

     

     Diğer Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:

    * Öncelikle ürünün ambalajlı ve markalı olması, etiket üzerinde üretim ve son kullanma tarihleri ile besin değerlerinin yazılı olması aranmalıdır.

     

    * Salamuralı ambalajlanmış siyah zeytinlerin, ambalajları açıldığı zaman: zeytinin siyah renginin koyu ve açık .kahverengi renk tonlarına dönüştüğü görülebilir. Bu doğal bir durumdur. Ancak zeytin, hava ile temas ettikten kısa süre sonra tekrar eski koyu rengine dönmektedir.

     

    * Bombaj (ambalajı şişmiş) yapmış ambalajlı ürünler alınmamalıdır. Çünkü bu durum, zeytini bozan mikro organizmaların geliştiğini göstermesi yanında, zeytinin gerekli tatlanma süresini tamamlamamış olduğunu ve hijyen için gerekli olan ısıl işlemden yoksun ya da ısıl işlemin yetersiz olduğunu gösterir.

     

    * Isıl işlemden geçirilerek konserve edilmiş teneke veya cam kavanozların etiketlerinde pastörize veya sterilize edildiği belirtilmelidir.

     

    * Paslanmış ve yırtık ambalajlarda satışa sunulan zeytinlerin, hijyenik olmayan uygunsuz ortamlarda ambalajlanmış ve depolanmış olabileceği düşünülerek bu tip kısa sürede bozulabilecek zeytinler alınmamalıdır.

     

    * İçi görünür cam veya plastik ambalajlı ürünleri alırken zeytin büyüklüklerinin homojen ve salamura sularının berrak olmasına dikkat edilmelidir.

     

     

    * Açıkta satılan zeytinlerin etiketinde zeytin ceşidi ve firma isminin bulunması tüketici açısından bir kalite güvencesi olarak gereklidir. Bu nedenle açıkta satılan ürünün yanında ambalajlı bir örneğinin de bulunması tüketicilerce aranması gereken bir husus olmalıdır.

     

    Ege Bölgesi 1 

     
    AYVALIK

     

     

    Sinonimleri

    : Edremit Yağlık, Şakran, Midilli, Ada Zeytini

    Orjinleri           

    : Edremit

    Ağaç Kuvveti

    : Kuvvetli

    Meyve Büyüklüğü

    : Orta

    Meyve Şekli

    : Yuvarlağa yakın, silindirik

    Meyve Eti %

    : 85,26

    Çekirdek %

    : 14,74

    Periyodisite Durumu

    : Orta

    Döllenme Durumu

    : Kendine verimli, fakat Gemlik, Memecik, Erkence baba olarak kullanılabilir

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Yağlık ve çizme sofralık

     

     

    ÇAKIR; 

     

     

     

    Sinonimleri

     

    Orjinleri           

    : İzmir

    Ağaç Kuvveti

    : Çok kuvvetli

    Meyve Büyüklüğü

    : Orta

    Meyve Şekli

    : Armudi

    Meyve Eti %

    : 86,88

    Çekirdek %

    : 13,12

    Periyodisite Durumu

    : Kuvvetli

    Döllenme Durumu

    : Kısmen kendine verimlidir bu çeşit için Gemlik, Erkence  
       ve  Ayvalık tozlayıcı olarak kullanılır.

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Yağlık

     

    ÇEKİŞTE;  

     

     

    Sinonimleri

    : Kırma, Memeli

    Orjinleri           

    : Ödemiş

    Ağaç Kuvveti

    : Çok Kuvvetli

    Meyve Büyüklüğü

    : İri

    Meyve Şekli

    : Oval

    Meyve Eti %

    : 85,23

    Çekirdek %

    : 14,77

    Periyodisite Durumu

    : İyi bakım şartlarında düzenli ürün verebilir

    Döllenme Durumu

    : Bilinmemektedir

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Yeşil sofralık, yağlık

     

    ÇİLLİ;   

     

     

    Sinonimleri

    : Tekir, Provens, Goloz

    Orjinleri           

    : Kemalpaşa

    Ağaç Kuvveti

    : Çok kuvvetli

    Meyve Büyüklüğü

    : İri

    Meyve Şekli

    : Yuvarlağa yakın oval

    Meyve Eti %

    : 88,97

    Çekirdek %

    : 11,03

    Periyodisite Durumu

    : Gösterir

    Döllenme Durumu

    : Kısmen kendine verimlidir

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Yeşil sofralık

     

    DOMAT;

     

    Sinonimleri

    :

    Orjinleri           

    : Akhisar

    Ağaç Kuvveti

    : Kuvvetli

    Meyve Büyüklüğü

    : İri

    Meyve Şekli

    : Silindirik

    Meyve Eti %

    : 83,76

    Çekirdek %

    : 16,24

    Periyodisite Durumu

    : Zayıf

    Döllenme Durumu

    : Kendine verimli

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Yeşil sofralık

     

    EDİNCİK SU; 

     

    Sinonimleri

    : Erdek su, Su zeytini

    Orjinleri           

    : Edincik

    Ağaç Kuvveti

    : Orta

    Meyve Büyüklüğü

    : İri

    Meyve Şekli

    : Yuvarlak

    Meyve Eti %

    : 89,41

    Çekirdek %

    : 10,59

    Periyodisite Durumu

    : Gösterir

    Döllenme Durumu

    : Bilinmiyor

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Siyah sofralık

     

    ERKENCE;

     

    Sinonimleri

    : İzmir yağlık, yerli yağlık

    Orjinleri           

    : İzmir

    Ağaç Kuvveti

    : Kuvvetli

    Meyve Büyüklüğü

    : Orta

    Meyve Şekli

    : Oval

    Meyve Eti %

    : 86,16

    Çekirdek %

    : 13,84

    Periyodisite Durumu

    : Kuvvetli

    Döllenme Durumu

    : Kısmen kendi kendine verimli olup, çakır ve ayvalık
      çeşitleri tozlayıcı olarak kullanılabilir

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Yağlık

     

     İZMİR SOFRALIK;

     

     

    Sinonimleri

    :

    Orjinleri           

    : İzmir

    Ağaç Kuvveti

    : Orta

    Meyve Büyüklüğü

    : Çok iri

    Meyve Şekli

    : Oval

    Meyve Eti %

    : 87,55

    Çekirdek %

    : 12,45

    Periyodisite Durumu

    : Çok kuvvetli

    Döllenme Durumu

    : Kendine kısırdır. Memecik, Gemlik, Erkence tozlayıcılarıdır.

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Yeşil sofralık

     

     

    Ege Bölgesi 2

     

    KİRAZ;

     

    Sinonimleri

    :

    Orjinleri           

    : Akhisar ilçesi yayaköy bucağı

    Ağaç Kuvveti

    : Kuvvetli

    Meyve Büyüklüğü

    : İri

    Meyve Şekli

    : Yuvarlak

    Meyve Eti %

    : 85,76

    Çekirdek %

    : 14,24

    Periyodisite Durumu

    : Kuvvetli

    Döllenme Durumu

    : Bilinmemektedir

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Siyah sofralık olarak değerlendirilir, nadiren yağlık olarakta

     
     
     
    MEMECİK;
     
     

    Sinonimleri

    : Taş Arası, Aşıyeli, Tekir, Gülümbe, Şehir, Yağlık

    Orjinleri           

    : Muğla

    Ağaç Kuvveti

    : Kuvvetli

    Meyve Büyüklüğü

    : İri

    Meyve Şekli

    : Oval

    Meyve Eti %

    : 88,28

    Çekirdek %

    : 11,72

    Periyodisite Durumu

    : Kuvvetli

    Döllenme Durumu

    : Kısmen kendi kendine verimli olup, Ayvalık, Çakır, Gemlik,  Erkence ve Memeli

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Yağlık ve sofralık

     

    MEMELİ; 
     
     

     

    Sinonimleri

    : Memeli, Emiralem, Akzeytin, Çekişte

    Orjinleri           

    : İzmir Menemen İlçesi

    Ağaç Kuvveti

    : İyi

    Meyve Büyüklüğü

    : İri

    Meyve Şekli

    : Oval

    Meyve Eti %

    : 88,57

    Çekirdek %

    : 11,43

    Periyodisite Durumu

    : Gösterir

    Döllenme Durumu

    : Kısmen kendi kendine verimli. Memecik, Ayvalık, Gemlik 
      İzmir sofralık , Erkence

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Yağlık ve Sofralık

     

    USLU; 

     

    Sinonimleri

    :

    Orjinleri           

    : Manisa ili Akhisar ilçesi

    Ağaç Kuvveti

    : Çok Kuvvetli

    Meyve Büyüklüğü

    : Orta

    Meyve Şekli

    : Oval

    Meyve Eti %

    : 88,17

    Çekirdek %

    : 14,83

    Periyodisite Durumu

    : Yok

    Döllenme Durumu

    : Bilinmemekte

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Siyah sofralık

     

     

    EŞEK ZEYTİNİ;

    Orjini   : Ödemiş

                                      

    HURMA KARACA;

    Orjini   : İzmir

     

    HURMA KARA;

    Orjini   : İzmir

     

    AK ZEYTİN;

    Orjini   : Milas

     

    KARA YAPRAK;

    Orjini   : Kuşadası

     

    YAĞ ZEYTİNİ;

    Orjini   : Kuşadası

     

    YERLİ YAĞLIK;

    Orjini   : Kuşadası

     

    AŞI YELİ;

    Orjini   : Aydın

     

    TAŞ ARASI;

    Orjini   : Aydın

     

    Marmara Bölgesi

    ÇELEBİ;

     

     

     

    Sinonimleri

    : İznik Çelebi

    Orjinleri           

    : İznik

    Ağaç Kuvveti

    : Orta

    Meyve Büyüklüğü

    : Çok iri

    Meyve Şekli

    : Uzun Silindirik

    Meyve Eti %

    : 86,95

    Çekirdek %

    : 13,05

    Periyodisite Durumu

    : Gösterir

    Döllenme Durumu

    : Bilinmemekte

    Ürünün Değerlendirilmesi

    : Yeşil sofralık

     

    GEMLİK;

     
    Sinonimleri
    : Trilye, Kaplık, Kıvırcık, Kara
    Orjinleri           
    : Bursa ilinin Gemlik ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    : Orta
    Meyve Büyüklüğü
    : Orta
    Meyve Şekli
    : Yuvarlağa yakın silindirik
    Meyve Eti %
    : 85,86
    Çekirdek %
    : 14,14
    Periyodisite Durumu
    : Yok
    Döllenme Durumu
    : Kısmen kendine verimli. Ayvalık, Çakır, Erkence
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Siyah sofralık

     

     

    KARAMÜRSEL SU;

    Sinonimleri
    : Su zeytini, kalamata
    Orjinleri           
    : Kocaeli ilinin Karamürsel ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    : Orta
    Meyve Büyüklüğü
    : Çok iri
    Meyve Şekli
    : Oval
    Meyve Eti %
    : 87,07
    Çekirdek %
    : 2,92
    Periyodisite Durumu
    : Gösterir
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Siyah sofralık

     

     

     

    SAMANLI;
     
    Sinonimleri
    : Tatlı zeytin
    Orjinleri           
    : Karamürsel
    Ağaç Kuvveti
    : Orta
    Meyve Büyüklüğü
    : Orta
    Meyve Şekli
    : Yuvarlak
    Meyve Eti %
    : 84,51
    Çekirdek %
    : 15,49
    Periyodisite Durumu
    : Verimli yıllara göre kısmen verimli
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Yeşil sofralık
     

     

    SİYAH SALAMURALIK;

    Orjini                                       : Tekirdağ

     

    BEYAZ YAĞLIK;

    Orjini                                       : Tekirdağ

     

    ÇİZMELİ;

    Orjini                                       : Tekirdağ

     

    EŞEK ZEYTİNİ;

    Orjini                                       : Tekirdağ

     

    ERDER YAĞLIK;

    Orjini                                       : Erdek

     

    EDİNCİK;

    Orjini                                       : Edincik

     

    SU ZEYTİNİ;

    Orjini                                       : Tekirdağ

     

    ŞAM İZNİK;

    Orjini                                       : Tekirdağ

     

    SAMANLI;

    Orjini                                       : Iznik
     
     
     
    BÜYÜK TOPAK ULAK;
     
     
    Sinonimleri
    : Topak Aşı
    Orjinleri           
    : Adana ili Tarsus ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    : Büyük
    Meyve Büyüklüğü
    : İri
    Meyve Şekli
    : Yuvarlak
    Meyve Eti %
    : 88,31
    Çekirdek %
    : 11,69
    Periyodisite Durumu
    : Gösterir
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Yeşil sofralık

     

    SARI HAŞEBİ;

     

    Sinonimleri
    : Haşebi
    Orjinleri           
    : Hatay ili Altınözü ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    : Kuvvetli
    Meyve Büyüklüğü
    : Küçük
    Meyve Şekli
    : Oval
    Meyve Eti %
    : 85,53
    Çekirdek %
    : 14,47
    Periyodisite Durumu
    : Kuvvetli
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Yağlık ve siyah sofralık

     

    SARI ULAK;

     
    Sinonimleri
    :
    Orjinleri           
    : İçel ili Tarsus ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    : Oldukça kuvvetli
    Meyve Büyüklüğü
    : Orta
    Meyve Şekli
    : Uzun silindirik
    Meyve Eti %
    : 71,85
    Çekirdek %
    : 28,15
    Periyodisite Durumu
    : Gösterir
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Siyah ve yeşil sofralık

     

    SAURANİ;
     
     
    Sinonimleri
    Savrani
    Orjinleri           
    Hatay ili Altınözü ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    Orta
    Meyve Büyüklüğü
    Küçük
    Meyve Şekli
    Silindirik
    Meyve Eti %
    86,61
    Çekirdek %
    13,39
    Periyodisite Durumu
    Gösterir
    Döllenme Durumu
    Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    Yağlık
     
     
    TAVŞAN YÜREĞİ;
     
     
    Sinonimleri
    : Ters Yaprak
    Orjinleri           
    : Muğla ili Fethiye ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    : Kuvvetli
    Meyve Büyüklüğü
    : İri
    Meyve Şekli
    : Oval yüreğe benzer
    Meyve Eti %
    : 86,43
    Çekirdek %
    : 13,57
    Periyodisite Durumu
    : Gösterir
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Yeşil ve siyah sofralık

     

    KÜÇÜK TOPAK ULAK;

    Orjini                                       : Tarsus

     

    ÇELEBİ;

    Orjini                                       : Silifke

     

    HALHALI;

    Orjini                                       : Hatay

     

    SAYFI;

    Orjini                                       : Hatay

     

    KARAMANİ;

    Orjini                                       : Hatay

     

    ELMACIK;

    Orjini                                       : Hatay

     

    YAĞLIK SARI ZEYTİN;

    Orjini                                       : Kahramanmaraş

     

    YAĞLIK SİYAH ZEYTİN;

    Orjini                                       : Kahramanmaraş

     

    AĞAN NO 6;

    Orjini                                       : Kahramanmaraş

     

    AĞAN NO 7;

    Orjini                                       : Kahramanmaraş

     

    HALHALI ÇELEBİ;

    Orjini                                       : Hatay

     

    YAĞLIK;

    Orjini                                       : Kahramanmaraş

     

     
    EĞRİ BURUN;
     
     
    Sinonimleri
    :
    Orjinleri           
    : Gaziantep ili Nizip ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    : Orta
    Meyve Büyüklüğü
    : Küçük
    Meyve Şekli
    : Oval
    Meyve Eti %
    : 86,09
    Çekirdek %
    : 13,91
    Periyodisite Durumu
    : Gösterir
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Yeşil ve siyah sofralık

     

    HALHALI;

    Sinonimleri
    :
    Orjinleri           
    : Mardin ili Derik ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    : Orta
    Meyve Büyüklüğü
    : Orta
    Meyve Şekli
    : Yuvarlağa yakın oval
    Meyve Eti %
    : 82,79
    Çekirdek %
    : 17,21
    Periyodisite Durumu
    : Kuvvetli
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Yeşil ve siyah sofralık, yağlık

     

    KALEM BEZİ;

     
     
    Sinonimleri
    :
    Orjinleri           
    : Gaziantep ili Nizip ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    : Orta
    Meyve Büyüklüğü
    : Çok küçük
    Meyve Şekli
    : Yuvarlağa yakın oval
    Meyve Eti %
    : 84,29
    Çekirdek %
    : 15,71
    Periyodisite Durumu
    : Gösterir
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Yağlık, Siyah sofralık, %50 ye varan hurmalaşma
     
     
    KAN ÇELEBİ;
     
     
    Sinonimleri
    :
    Orjinleri           
    : Gaziantep ili Nizip ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    : Kuvvetli
    Meyve Büyüklüğü
    : Çok iri
    Meyve Şekli
    : Yuvarlak
    Meyve Eti %
    : 88,90
    Çekirdek %
    : 11,10
    Periyodisite Durumu
    : Gösterir
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Yeşil sofralık, çizme pembe zeytin

     

    Güneydoğu Anadolu Bölgesi 2

    KİLİS YAĞLIK; 

     

     

    Sinonimleri
    :
    Orjinleri           
    : Gaziantep ili Kilis ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    : Orta
    Meyve Büyüklüğü
    : Çok küçük
    Meyve Şekli
    : Yuvarlak
    Meyve Eti %
    : 82,25
    Çekirdek %
    : 17,75
    Periyodisite Durumu
    : Gösterir
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Yağlık

     

    NİZİP YAĞLIK;

     
    Sinonimleri
    :
    Orjinleri           
    : Gaziantep ili Nizip ilçesi
    Ağaç Kuvveti
    : Orta
    Meyve Büyüklüğü
    : Çok küçük
    Meyve Şekli
    : Yuvarlağa yakın silindirik
    Meyve Eti %
    : 81,31
    Çekirdek %
    : 18,69
    Periyodisite Durumu
    : Gösterir
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Yağlık, siyah sofralık

     

    YAĞ ÇELEBİ;

    Sinonimleri
    :
    Orjinleri           
    : Gaziantep
    Ağaç Kuvveti
    : Orta
    Meyve Büyüklüğü
    : İri
    Meyve Şekli
    : Uzun Oval
    Meyve Eti %
    : 84,57
    Çekirdek %
    : 15,43
    Periyodisite Durumu
    : Gösterir
    Döllenme Durumu
    : Bilinmemekte
    Ürünün Değerlendirilmesi
    : Yağlık , sofralık

     

    HAMZA ÇELEBİ;

    Orijini                                      :Nizip

     

    YUVARLAK HALHALI;

    Orijini                                      :Nizip

     

    YAĞLIK ÇELEBİ;

    Orijini                                      :Nizip

     

    YÜN ÇELEBİ;

    Orijini                                      :Nizip

     

    EGRİ BURUN;

    Orijini                                      :Nizip

     

    TESBİH ÇELEBİ;

    Orijini                                      :Nizip

     

    EĞRİ BURUN;

    Orijini                                      :Tatayn

     

    YUVARLAK ÇELEBİ;

    Orijini                                      :Tatayn

     

    HIRHALI ÇELEBİ;

    Orijini                                      :Tatayn

     

    İRİ YUVARLAK;

    Orijini                                      :Tatayn

     

    YAĞ ÇELEBİ;

    Orijini                                      :Tatayn

     

    ZONCUK;

    Orijini                                      :Derik

     

    HALHALI;

    Orijini                                      :Derik

     

    HURSUKİ;

    Orijini                                      :Derik

     

    BELLUTİ;

    Orijini                                      :Derik

     

    MELKABAZI;

    Orijini                                      :Derik

     

    MAVI;

    Orijini                                      :Derik

     
     

    SAMSUN TUZLAMALIK;

    Orijini                                      :Samsun

     

    SAMSUN YAĞLIK;

    Orijini                                      :Samsun

     

    GÖRVELE;

    Orijini                                      :Samsun

     

    TUZLAMALIK;

    Orijini                                      :Samsun

     

    TRABZON YAĞLIK;

    Orijini                                      :Trabzon

     

    MARANTELLİ;

    Orijini                                      :Trabzon

     

    HASTOS;

    Orijini                                      :Trabzon

     

    BUTKO;

    Orijini                                      :Artvin

     

    OTUR;

    Orijini                                      :Artvin

     

    AGAÇ NO 1;

    Orijini                                      :Sinop

     

    AGAÇ NO 2;

    Orijini                                      :Sinop

     

    AGAÇ NO 4;

    Orijini                                      :Sinop

     

    AGAÇNO 5;

    Orijini                                      :Sinop

     

    AGAÇ NO 6;

    Orijini                                      :Sinop


  • Zeytin Üretim Teknikleri

    17.3.2015

    SOFRALIK SİYAH ZEYTİN ÜRETİMİ

    Ülkemizde sofralık zeytin sektörünün çok eski bir geçmişi olmasına rağmen bugüne kadar küçük aile işletmeciliği yapısında faaliyet göstermiştir. Ülkemizde mevcut sofralık zeytin işleyen ünitelerin yaklaşık %70 i 50 ton ve altındadır. Bu durum ülkemizde küçük aile tipi işletmelerin çoğunlukta olduğunu göstermektedir. Sofralık zeytin sektörü dünyada olduğu gibi ülkemizde de bir atılım içerisindedir. Son yıllardaki yeni teknolojileri uygulayan alt yapıların kurulması ve önümüzdeki yıllarda bu sektördeki gelişmeler ülkemizin, dış pazarların istediği nitelikte zeytin işlemesine ve rekabet etme şansına fırsat yaratacaktır. Sofralık siyah zeytin her çeşit zeytinden yapılabilir: Ancak eti fazla, çekirdeği küçük, ve kabuğu ince olan Gemlik çeşidi zeytinlerden daha kaliteli ürün elde edilir. Siyah zeytinlerin tatlandırılmasında farklı metotlar bulunsa da hasattan tatlandırmaya kadar olan işlemler aynıdır. Bu işlemleri sırasıyla inceleyelim.

     

    1.      Hasat ve taşıma:

    Zeytinler danenin siyahlaştığı, et kısmının menekşe mor renk aldığı zaman hasat edilmelidir. Hasat sofralık siyah zeytinin kalitesine etki eden önemli bir faktördür. Erken hasat edilen zeytinler koyu siyah renkte ürün vermez. Geç hasat edilen fazla olgunlaşmış zeytinlerde salamurada kolayca yumuşar ve ezilir. Hasat bir kerede değil, olgunluğa erişenleri parti parti toplayarak yapılmalıdır. Toplanan zeytinler fazla derin olmayan ve zeytini zedelemeyen 20- 25 kg'lık tahta veya plastik sandıklar içerisinde işletmeye taşınmalıdır.

     

    2.      Boylama, ayıklama:

    Salamura işletmesine getirilen zeytinler boylama ve ayıklama işleminden geçirilir. Eğer zeytin çok olgun ise yalnızca ayıklama işleminden geçirilir. Boylama işlemi ise zeytin tatlandıktan sonra da yapılabilir. Burada boylamanın amacı; küçük daneli yağlık zeytinleri ayırmak, ayıklamanın amacı ise; yaralı, bereli, hastalıklı ve yumuşak zeytinlerin, sağlıklı zeytinlerden ayrılmasıdır.

     

    3.      Yıkama:

    Zeytinler fermantasyon tanklarına yerleştirilmeden önce üzerindeki toz, toprak ve çamurun temizlenmesi için yıkama işlemine tabi tutulur.

     

    4.      Salamuraya koyma ve fermantasyon:

    Siyah zeytinin tatlandırılmasında uygulanan yöntemleri kısaca şu şekilde inceleyebiliriz.

     

    I-Gemlik yöntemi:

    Bu yöntem yüzyıllardan beri ülkemizde uygulanmaktadır. Salamuranın önceden hazırlanıp zeytinler üzerine su verilmesi şeklinde uygulanmakta, böylece hem kaliteli sofralık zeytin elde olunmakta, hemde üretim süresi kısalmaktadır. Bu yöntemde zeytinler beton, polietilen, polyester ve fiberglas tanklarda salamuraya konulabilir. Fakat, salamura tankları hangi tür maddeden yapılmış olursa olsun, yükseklikleri 2 m civarında olmalı, içerisine konulacak zeytin yüksekliği 1,80 metreyi geçmemelidir. Zeytinler üzerine 10 bome (%10 luk salamura) olarak hazırlanan tuzlu su verilir ve zeytinler salamuraya bırakılır. Salamura, zeytin danelerini tamamen örtmelidir. Üst kapak ile sıvı yüzeyi arasında hava boşluğu kalmamalıdır. Zeytinler salamuraya konulduktan sonra salamuradan daneye tuz geçişi başlar ve bome 5-6 ya kadar düşer. Bome areometresi ile sık sık salamuranın tuzu kontrol edilerek düşen tuz ilave edilmeli, salamuranın tuz derecesi 10 bomede tutulmalıdır. Salamuraya konan zeytinlerde 2-3 gün sonra fermantasyon başlar. Fermantasyonun sağlıklı yürüyebilmesi için salamuraya % 1-2 oranında önceki yıldan kalma iyi bir salamura veya bir miktar ekşi yoğurt katılabilir. Fermantasyonda zeytin danesinde bulunan şekerler laktik asit bakterileri tarafından laktik asite dönüştürülür. Oluşan laktik asit zeytinleri bozulmadan muhafaza eder. İyi bir muhafaza için salamurada % 0,9 oranında laktik asit bulunmalıdır. - Havaların ısındığı aylarda zeytinlerin bozulmaması için tuz derecesi 12-13 e yükseltilebilir. - Fermantasyon sırasında salamuranın üst yüzeyinde oluşan maya ve küflerin temizliği, salamuranın sirkülasyonu (devridaimi), tuz, asitlik kontrolleri yapılmalıdır. En uygun fermantasyon sıcaklığı 20°C civarı, bir başka deyişle oda sıcaklığıdır. Bu nedenle mümkünse ilk 2-3 hafta salamura sıcaklığının bu seviyede olmasına çalışılmalıdır. Ülkemizde zeytinlerin salamuraya konma zamanı kış aylarına rastladığından fermantasyon düşük sıcaklık nedeniyle yavaş sürer ve ancak yaz aylarında tamamlanır. Böylece bu yöntemle hazırlanan zeytinler 6-9 ayda yeme olgunluğuna gelir.

     

    II - Tuz-katlama yöntemi:

    Zeytinler fermantasyon tanklarına bir kat tuz bir kat zeytin olacak şekilde katlanarak yerleştirilir. Tuz zeytin ağırlığının % 10’u olarak hesaplanır. Daha sonra zeytinlerin üzerine fermantasyon tankının kapakları yerleştirilir. Bu kapak üzerine zeytin ağırlığının %10-15’i oranında ağırlık konur. Zeytinler kuru tuz içerisinde ve baskı altında 1 hafta fermantasyon tankı içerisinde tutulur. Fermantasyon tankı altında biriken tuzlu su atılabilir veya üzerine içilebilir nitelikte su ilave edilerek devir ettirilir. Zeytin salamura içerisinde fermantasyona bırakılır. Eğer fermantasyon tankı altında biriken su atılacak olur ise hazırlanan 13-15 bomelik yeni tuzlu su ile zeytinler fermantasyona tabi tutulur. Bu metotta salamuranın tuz oranı 13-18 bome gibi yüksek oluşu, ağır baskı altında zeytinlerin tutulması zeytinlerin yanaklı ve kırışık yapı kazanmasına neden olur. Zeytinlerin yeme olgunluğuna erişmesi çeşide ve olgunluğa bağlı olmakla birlikte 6-12 ay arasında değişir.

     

    III - Sele Zeytini:

    Bu yöntemde zeytin daneleri ağaçta iyice kararıp olgunlaştıktan sonra hasat edilir. Sağlam zeytinler temizlenir, yıkanır ve sele, sepet veya tahta sandıklar içerisine 100 kg zeytine 15 kg iri tuzlardan olmak üzere bir kat tuz, bir kat zeytin istiflenir. Kabın ağzı uygun bir bezle kapatılır. Kaplar birkaç günde bir, ters-yüz, sağ-sol yapılarak tanelerin tuzla iyice temas etmesi sağlanır. Taneler tuzun etkisiyle suyunu salar. Bu şekilde 3-4 hafta da zeytinlerin acılığı giderek yenilecek duruma gelir.

     

    IV - Hava verilerek siyah zeytin yapımı:

    Salamuraya hava vermek suretiyle ortamdaki oksijen miktarı artırılmakta ve havalı ortamda gelişen mikroorganizmaların meydana getirdiği asitlik ile zeytindeki acılık maddesi kaybolur. Bu sayede zeytinler 3-4 ay gibi kısa zamanda tatlanmış olur. Bu metod ile tatlandırılan zeytinlerin rengi siyah ve dokusu daha sert olmaktadır.

     

    V - Çabuk yöntem (Konfi tipi) zeytin yapımı:

    Bu yöntemde zeytinler acılıklarını gidermek için birer tonluk tanklara konulur. üzerine %1,5-2 oranında hazırlanan sudkostik çözeltisi verilir. Kostik zeytin etinin 3/4 üne işlediğinde zeytinin istenmeyen acılığı kaybolur ve sudkostik çözeltisi boşaltılır. Kaba su doldurulur, yıkama işlemi 4 kez tekrarlanır ve zeytinler havalandırılırlar. Bu esnada zeytinlerin rengi siyahlaşır. Bu işlemden sonra ferroglikonat veya ferrolaktak ile zeytinler muameleye bırakılarak kazanılan siyah rengin sabitleşmesi sağlanır. Zeytinler 1,5 ay kadar 10-12 bomeli tuzlu su içerisinde muhafaza edilerek fermantasyona tabi tutulur. Bu tip hazırlanan zeytinler düşük tuz ile hazırlanan ambalaj salamurası içerisinde veya pastörize yada sterilizasyon işleminden geçirilir. Isıl işlemden geçirme imkanı yoksa PH'sı 4,2-4,5 olan ve koruyucu maddeler ilave edilerek hazırlanmış 10 bomelik ambalaj salamuranın içerisinde piyasaya arz edilir.

     

    VI - Teneke Zeytini:

    Bu yöntemde kap olarak 20 kg'lık laklı tenekeler kullanılır. Olgunlaşmasını tamamlamış 10 kg zeytin 1 kg orta irilikte tuz ile birlikte tuzun daneler arasında dağılmasını sağlayarak tenekelere doldurulduktan sonra üzerine 1 kg zeytinyağı eklenir ve tenekenin kapağı lehimlenerek kapatılır. Tenekeler serin bir yere konularak 2-3 günde bir alt üst edilir. Zeytinlerin acılığı tuzun oluşturduğu osmoz ve kapalı kapta ki fermantasyonla kısa sürede kaybolur.

     

    VII - Kalamata Zeytin:

    Bu yöntemde zeytinlerin acılığını kısa sürede gidermek için daneler su dolu tanklara veya %2-3 tuz içeren salamuraya konulur. Su veya salamura zeytinlerin acılığı gidene kadar her gün veya gün aşırı değiştirilir. Acılık su değiştirmenin sıklığına göre 1-4 haftada kaybolur. Acılığı giderilen zeytinler 1-2 gün sirke içerisinde bırakılır veya sirke kaybını önlemek için %8-10'luk salamura ile birlikte sirke ilave edilerek gerekli ekşilik ve tat verilir. Genellikle laklı teneke kutularla, %8'lik salamura içerisinde piyasaya verilen kalamata zeytine, dilimlenmiş limon, zeytinyağı ve defne yaprağı da ilave edilir..Kalamata zeytinin bir diğer hazırlama yönteminde danelere çizme işlemi de uygulanır.

     

    VIII - Çizme Zeytin:

    Eti sert olan zeytin çeşitleri kullanılır. Zeytin daneleri uzunluğu boyunca üç yerinden ve et kısmının yarısına kadar ince ağızlı bir bıçakla çizilir. çizme işlemi makinalarla da yapılabilir. Çizilen zeytinler su dolu kaplara doldurulur ve su hergün veya gün aşırı değiştirilir. Bu işlem acılık kaybolana kadar (15-30 gün) sürer. Acılığı giderilen zeytinler %8- 10'luk salamuraya konularak 8-10 gün bırakılır. Bu süre sonunda zeytinler %5-8'lik salamura, %1 sitrik asit, bir miktar zeytinyağı, limon dilimleri, sarmısak ve hardal gibi aromatize edici maddelerle birlikte tenekelere ambalajlanır. Kaplar salamura ile tamamen doldurulur ve kapatılır. Zeytinler ambalaj kaplarında 8-10 gün bekletildikten sonra pazarlanır. 5. Seçme, sınıflama, paketleme: Yeme olgunluğuna gelen zeytinler seçme ve sınıflama işlemine tabi tutulur. Bu esnada rengi siyahlaşmamış zeytinler varsa hava ile temasa gelerek oksidasyonla siyahlaşır. Ülkemizde sofralık siyah zeytinler tahta sandık, polietilen torba veya laklı teneke kutularda ambalajlanarak piyasaya verilmektedir. Ambalajlanan zeytinlerin satış ve tüketim aşamalarında bozulmamaları için polietilen ve diğer plastik ambalajlar azot veya karbondioksit gazı altında kapatılmalı, teneke kutular 75-95°C de pastörize edilmelidir.

     

    SİYAH ZEYTİNLERDE GÖRÜLEN BOZULMALAR:

     

    1.      Zar oluşumu:

    Siyah zeytin fermantasyon tanklarının, özellikle üstü açık beton tankların yüzeyinde sıcak havalarda üreticinin "kefeke" olarak adlandırdığı bir zar oluşmaktadır. Bu zarda pek çok maya, küf ve bakteri bulunmaktadır. Zarda bulunan bu karışık mikroorganizmanın her evrede hakim olanı değişmekte, buna paralel olarak zarın renk, şekil ve kalınlığı da değişmektedir. Örneğin, salamuraların kurulmasından bir ay kadar sonra oluşan kirli-beyaz renkli zar, baharda havaların ısınmaya başlaması ile fıstıki yeşil renk olmakta daha sonra yer yer kalınlaşıp beyaz-gri renk kazanmaktadır. Havalar ısındıkça pembeleşmeye başlayan zar bir süre sonra kiremit kırmızısı rengini alıp daha sonra tekrar kirli gri renge dönüşmektedir. Salamura tanklarının yüzeyinde oluşan zar zamanında uzaklaştırılmadığı takdirde, zarda bulunan mikroorganizmalar salamuradaki laktik asidi parçalayarak asit miktarını düşürürler. Asit miktarının düşmesi salamurada pektin parçalayan mikroorganizmanın çalışmasını kolaylaştırır ve zeytinlerin yumuşamasına neden olur. Zar oluşumu en iyi olarak uygun kapların kullanılması ile önlenir.

     

    2.      Yumuşama:

    Bu bozulma kefekenin uzun süre salamura yüzeyinde bırakılması sonucu oluşabildiği gibi, fermantasyonda yeterli asit oluşmaması ve tuz miktarının düşük olması sonucunda da ortaya çıkar. Tuz ve asit miktarının düşük olması durumunda pektin parçalayan mikroorganizma çalışarak zeytin danesinin iskelet maddesi olan pektini parçalar, dane yumuşar. Yumuşama ilerlediği takdirde dane hücreleri parçalanacağından kokuşma yapan ve yağ asitlerini parçalayıp acılaşma yapan mikroorganizmaya çalışma ortamı sağlanmış olur. Üretici arasında "yağlanma" olarak adlandırılan bu durum aslında zeytin danesinin çürümesidir. Bu duruma fırsat vermemek için tanklarda uzun süre bekleyecek zeytinlerin salamuralarında sürekli olarak asit ve tuz kontrolü yapılmalı, gerekiyorsa dışarıdan tuz ve asit eklenmelidir.

     

    3.      Sünme:

    Sıcak depolarda ve toprak üstü tanklarda muhafaza edilen siyah zeytinlerin salamuralarında, yaz aylarında eğer tuz ve asit miktarı düşük ise sünme hastalığı görülür. Bu hastalık sünme yapan mikroorganizmanın çalışması ile oluşur. Salamuraya el sokulup çekildiğinde, salamura parmaklarının ucunda uzar. Bu durum görüldüğünde asit ve tuz kullanarak yeni bir salamura hazırlanmalı ve zeytinler bu yeni salamuraya konulmalıdır.


  • Zeytin Dikim - Bakım ve Hasatı

    17.3.2015

    1 - Aylara Göre Zeytin Bakım İşleri
     
    1.1. Ocak-Şubat Aylarında Yapılması Gereken Bakım işleri
     
     
     
    Toplanması tamamlanmış zeytin bahçelerinde toplama işine devam edilir. Bu aylarda, havanın ve toprağın müsait olduğu bir dönemde, toprağın derince sürülmesinin yararı çoktur. Bu sürme işlemi, ilerideki ilkbahar yağmurlarının toprağa daha iyi işlemesini sağlayacağı gibi yabani otlarda toprağa gömülmüş olur. Aynı zamanda topraktaki haşere yumurtaları da imha edilmiş olur.
     
     
    Derin sürümden sonraki toprak işlemelerinde toprağı sadece diskaro ile işlemek veya kazayağı çekmek yeterli olacaktır.
     
     
    Gübreleme yapmadan önce arazinin toprak yapısının ve terkibinin bilinmesinin çok büyük yararı vardır.
     
     
    Bu amaçla zeytin bahçesinin çeşitli yerlerinden usulüne göre alınan toprak numuneleri analiz ettirilmeli ve bu analiz neticesinde önerilen miktar ve çeşitlerinde gübre verilmelidir. Aksi halde bilinçsizce yapılan suni gübreleme ile toprağa ihtiyacı olmayan elementlerin verilmesi neticesinde gereksiz gübreleme yapılmış olacaktır. Bu durum hem zaman kaybı, hem de ekonomik zarar verecektir. Ayrıca gereksiz ve fazladan toprağa verilen bu elementler, diğer bitki besin maddelerinin de zeytin ağacı tarafından kullanımını engellernektedir. Bitki besin maddelerinin tam ve eksiksiz olarak verilmesi için diğer önemli bir tahlil de yaprak tahlilidir. Bu tahlil neticesinde ise zeytin ağacının hangi elemente ihtiyaç duyduğu daha teferruatlı ve sağlıklı tespit edilmiş olur. Gerek toprak analizi gerekse yaprak analizinin mutlak suretle yaptırılması ve bu analizler neticesine göre gübre verilmesi hem ekonomik yönden hem de ağaçların sağlıklı gelişmesi yönünden faydalı ve zaruridir. Karakoşnile karşı kış ilaçlaması yapılabilir.
     
     
    1.2. Mart-Nisan Aylarında Yapılması Gereken Bakım işleri
     
     
    Mart-Nisan aylarında yapılacak işler; budama, gübreleme, ilaçlama ve toprak işlemedir. Bu işlerin en önemlisi budamadır.
     
     
    Zeytinlerde budama, hasat zamanından itibaren baharda sürgün büyümesine kadar geçen sürede yapılabilir. Ancak erken budama, ağaçların erken uyanmasına neden olacağından önerilmez. Bu durum Marmara Bölgesi gibi kış ve ilkbahar donlarının zeytinlere önemli zararlar verdiği yerlerde daha da önemlidir.
     
     
    Budamanın, ağaçlarda uyanmanın başlamasından sonra yapılması da uygun değildir. Çünkü bu dönemde ağaçta depolanmış yedek besin maddelerinden bir kısmı sürgün faaliyeti için harcanmıştır. Dolayısıyla geç budamalar çiçek gözü oluşumunu geciktirir ve olumsuz etkiler. Bu nedenlerle en uygun budama zamanı, kışın geç, ilkbaharın erken dönemleri olan Şubat-Mart aylarıdır.
     
     
    Zeytin kanserinin yaygın olduğu yerlerde, hastalığın yayılmasını azaltmak için budama yazın yapılmalıdır. Kış budamalarında ise budama aletleri sık sık dezenfekte edilmelidir.
     
     
    Ağacın yaşı ve budamadan beklenen amaca göre zeytinlerde yapılacak budamalar; şekil budaması, mahsul budaması ve gençleştirme budaması olman üzere üçe ayrılır.
     
     
    Zeytin ağacı çok ise şekil budaması yapılmalıdır. Diğer meyve ağaçları gibi zeytinlere de değişik şekiller verilebilir. Zeytin ağaçlarında ise en uygun şekil "serbest goble"dir.
     
     
    Verime yatmış ağaçlarda ise her yıl düzenli olarak mahsul budaması yapılmalıdır. Mahsul Budamsında ilk önce kalın, kuru, odunlaşmış ve bodurdalar kesilmelidir. Budama uç dallardan başlanarak geriye ve içten dışa doğru yapılır. Bu arada hastalıklı dallar ve birbiri üzerine binen dallardan alttaki dallar kesilmelidir.
     
     
    Ürün verimi azalmış, taç kısmı dağılmış ve değişik nedenlerden zarar görmüş ağaçların yeniden şekillenmesi için gençleştinme budaması yapılır. Gençleştirme budaması bir yılda bitirilmez. En az 3-4 yılda bitirilmelidir. Bu aylarda ağaçlarda sünme başlayacağından, ağaçlar azotlu gübrelerden birisi ile gübrelenmelidir. Bu gübreler, amonyum sülfat veya amonyum nitrat olabilir.
     
     
    Mart-Nisan aylarında havalar ısınmaya başlayınca zeytin güvesi zararlısının yaprak içindeki tahribatı başlar. Bunun için ağaçlara herhangi bir insektisit (böcek öldürücü atılmalıdır. Aynca mantari hastalıklara karşı hazır bakırlı ilaçlarla veya "bordo bulamacı" denilen ilaçla ağaçlar ilaçlanmalıdır.
     
     
    Bahçe içindeki yabancı otlara karşı da mücadele yapılmalı ve orta düzeyde toprak çapalanmalıdır. Yeni bahçe kurulacaksa, zeytin fidanlarının dikimi de Mart ayında yapılmalıdır.
     
     
     
    1.3. Mayıs-Haziran Aylarında Yapılması Gereken Bakım işleri
     
     
     
    Mayıs - Haziran aylarında havalar kurak gitmiş ise, zeytin ağaçlarında çiçeklenme başlamadan önce mutlaka sulama yapılmalıdır. Sulama işlemi dört şekilde uygulanabilir;
     
                1-Tava sulama yöntemi,
     
                2-Karık sulama yöntemi,
     
                3-Yağmurlama sulama yöntemi,
     
                4-Damla sulama yöntemi,
     
     
     
    Özellikle su kaynağının diğer sulama yöntemleri için yeterli olmadığı durumda damla sulama yöntemi en iyi neticeyi vermektedir. Etkili yapılan damla sulamadan elde edilecek yararlar şu şekilde sıralanabilir.
     
               
     
                - Ürün kalitesi ve verimde büyük artış sağlanır.
     
                - Yöntemle, bitki kök bölgesinde bitkinin gereksinim duyduğu su sürekli sağlanmış olur.
     
                - Iş gücünden kolaylıkla yapılır ve gübreden tasarruf sağlanır.
     
                - Toprak kaymak tabakası oluşmaz, bu nedenle toprak işlemesi azalmış olur.
     
                - Erozyon söz konusu değildir.
     
                -Tesviyeye gerek yoktur.
     
     
    Bahar yağışlanyla veya sulama işlemlerinden sonra bahçelerde görünecek yapancı otlarla mutlaka mücadele edilmelidir.
     
     
    Bu ayların en önemli konusu zeytin güvesi zararlısının çiçek ve meyve nesiine karşı yapılacak ilaçlamalardır. Zeytin çiçekleri tomurcuk halinde iken zeytin güvesinin dişisi tomurcuklara yumurta bırakır. Yumurtadan çıkan larvalar (kurtlar) tomurcuk içindeki döllenme organlarını yediği için açan çiçek sayısı azalmakta ve sonuçta verim de azalmaktadır.
     
     
    Dişinin yumurtasını bıraktığı dönemler takip edilerek larvalar görüldüğünde veya yumurtadan çıkacağı zamanda ağaçlar insektisitlerle (böcek öldürücü) ilaçlanmalıdır.
     
     
    Zeytin tomurcukları daneye dönüştüğünde bu sefer zeytin güvesi zararlısı daneler üzerinde zarar yaratmaktadır.
     
     
    Zeytin danesi saçma iriliğine geldiği zaman zeytin güvesinin dişisi dane ile sapın birleştiği noktaya yumurtasını bırakır. Yumurtadan çıkan larva (kurt) danenin çekirdeğinin içine girerek çekirdeğin özünü yemektedir. Çekirdek özünü yedikten sonra tekrar girdiği sap deliği çukurundan çıkar. Bu arada sap ile dane arasındaki irtibatı kopardığı için danenin dökülmesine neden olur. Bunu önlemek için dişinin yumurta koyduğu dönem takip edilerek herhangi bir insektisit ile ağaç ilaçlanmalıdır.
     
     
     
    1.4. Temmuz-Ağustos Aylarında Yapılması Gereken Bakım İşleri
     
     
     
    Temmuz - Ağustos aylarında dane irileşmeye ve yağlanmaya başlayacağından sulama yapılmalıdır. Yabancı otlanma mevcut ise çapalama yapılmalı veya ilaçlama ile otlarla mücadele edilmelidir. Zeytin güvesinin daneye verdiği zarar temmuz ayında devam edeceğinden ilaçlanmanın yapılması gerekir. Ayrıca zeytin karakoşnilinin kabuğunun altından çıkan yavrulara karşı yazlık beyaz yağlafla ve insektisitlerden biri kullanılarak ilaçlama yapılmalıdır.
     
     
    Sulama bu ayların en önemli sorunudur. Susuzluk sonucu yapraklar solar, daneler buruşur, kırışır sap kuruyunca da dökülmek zorunda kalır. Bu aylarda muhafazası için toprak sürülmeli veya çapalanmalıdır.
     
     
     
    1.4. Eylül-Ekim Aylarında Yapılması Gereken Bakım İşleri
     
     
     
    Bu aylarda yapılacak işler; ilaçlama, şu lama ve toprak işlemesidir. Zeytin zararlılarından biri de zeytin sineğidir. Ozellikle eylül ayında zeytin seneğinin dişisi zeytin danesinin 1 mm içerisine yumurtasını bırakır. Yumurtadan çıkan larva, zeytin danesinde beslenerek danenin bozulmasına neden olur. Bu daneler, her zaman dökülmediği için hasat zamanı toplanıp havuzlanırsa, sonuçta kalitesiz ve çürük zeytin elde edilir ki bu istenmeyen bir durumdur. Bunu önlemek için dişi sineğin yumurta bıraktığı devreler takip edilmeli ve bu dönemde özellikle sistemik etkili insektisitlerden biri ile ilaçlama yapılmalıdır. Ayrıca mantari hastalıklara karşı hazır bakırlı ilaçlardan biri veya bordo bulamacı ile ilaçlanmalıdır.
     
     
    Havaların durumuna göre ağaçlar sulanmalıdır. Yabancı otlara karşı bahçe çapalanmalıdır.
     
     
     
    1.4. Kasım-Aralık Aylarında Yapılması Gereken Bakım İşleri
     
     
    Bu aylar zeytinin hasat edildiği dönemdir. Kasım ayından itibaren zeytin olgunlaştığı için hasada başlanır. Ağaçtaki zeytinler aynı anda karanmadığı için hasat her zaman 1 defa yapılamaz. Hasat bazı yıllar Ocak ve Şubat aylarına kadar sürebilir.Eğer hasat erken biterse, toprak mutlaka derin sürülmelidir. Ayrıca gerek görüldüğü taktirde Fosforlu ve Potasyumlu gübrelerle gübreleme yapılmalıdır.
     
     
    Zeytin Pamuklu Biti : Mart - Nisan - Mayıs - Kısmi Haziran
     
     
    Bordo Bulamacı zamanı: Hasat Sonu, Budama işlemleri bittikten sonra, Erken ilkbahar Donlarına karşı (Nisan - Mayıs),
     
     
    Erken Kış Donlarına Karşı (Eylül- Ekim)
     
     
     
    Bordo Bulamacı
     
    Hasat sonu atılırsa % 2 - 3
     
    Budama işlemleri bittikten sonra, % 1.5 - 2
     
    Erken ilkbahar donlarına karşı, % 1 - 1.5
     
    Erken kış donlarına karşı, %1
     
     
    2 - Gübreleme
     
     
    2.1. Gübre Nedir?
     
     
    Tüm canlıların hayatlarını devam ettirebilmek için enerjiye ihtiyaçları vardır. Bu enerjiyi çeşitli yollardan sağlarlar. Bitkiler de ihtiyaç duydukları enerjiyi topraktan sağlarlar. Bitkiler saçak ve lateral (yan kök) kökleri vasıtası ile toprakta serbest olarak bulunan Oksijen, Hidrojen, Azot, Potasyum, Fosfor, Su atomiarını emer. Bu atomlar temel besin elementleridir. Bu elementlerin toprakta eksiklikleri veya fazlalıkları bitkilerde; kök hastalıkları, büyüme geriliği, bodurlaşma, çalışma ve verim düşüklüklerine sebep olurlar.
     
     
    Bu temel bitki besin maddelerinin yanında (iz element) bitki maddelerine de bitki ihtiyaç duyar. magnezyum (mg). çinko (zn), kükürt (s). bor (b), molibden (mo) gibi iz elementlerdir. Bunlar bitkinin kök, gövde, yaprak gelişimi ile birlikte, meyve tutumu ve kalitesi üzerine etki eder. Bitkiler ihtiyaç duydukları besin maddelerini çeşitli yollarla belli ederler. (Büyüme geriliği, geç çiçek açımı, meyve kalitesinin ve şeklinin bozukluğu, sararmış yaprak dökümü vb.)
     
     
    2.2. Neden Gübreleme Yapıyoruz?
     
     
    Bitkiler ihtiyaç duydukları tüm besin maddelerini çeşitli yollarla topraktan alırlar. Fakat bazı sebeplerden dolayı (toprağın ağır iş yapısı), toprakta fazla kloroz oluşumu (aşırı sulanma). mikroorganizma faaliyetlerinin bozulması (aşırı ve fazla derin sürümler vb) bu besin maddelerini bünyelerine almazlar,
     
     
    Çinko, mangan, bor, demir vb. iz element olarak geçer, bu gübrelerin eksikliklerinde ağaçlarda çiçeklenme sorunu, döllenme problemi, kararma problemi ve geriye doğru ölüm (çalılaşma) gözükebilir. işte bitkinin gelişimini devam ettirebilmek için ihtiyaç duydukları besin maddelerinin dışarıdan verilmesi işlemine gübreleme diyoruz.
     
     
    Azot (N+²)                  : Kök gelişimi, çiçeklenme ve meyve oluşlumu üzerine etkili
     
    Fosfor (P+)                : Yaprak gelişimi, gövde gelişimi, dallanma ve çiçeklenme üzerine etkili
     
    Potasyum (K+)         : çoğu reaksiyonlarda katalizör görevi üstlenir, meyvenin gelişimi kalitesi üzerine etkili
     
     
     
     
    2.3. Gübrelemede Dikkat Edilecek Hususlar
     
     
     
    Toprak ve yaprak analizleri yapılmamış ise azot, fosfor, potasyum içeren kompoze gübreler Şubat-Mart aylarında toprağa atılmalıdır, Gübreleme yaptıktan sonra, hemen gübrelerin örtülmesi gerekir.
     
     
    Yalnız fosforlu veya potasyumlu gübreler atılacaksa, ağacın taç izi düşümü boyunca ortalama 20cm derinliğinde çukurlar açılarak bu gübreler verilip üzeri örtülmelidir. Çünkü bu gübreler geç eridiğinden kök bölgesine daha yakın atılmalıdır, Ağacın yaşı ve büyüklüğüne göre verilecek gübre miktarları da değişmektedir. Analiz yaptırılmamış ise ağaç başına ortalama olarak kompoze gübreler 3-4 kg., fosforlu gübreler 2-3 kg" potasyumlu gübreler ise 1-2 kg. olarak verilebilir. Ayrıca 2-3 yılda bir ağaç başına 50-60 kg, yanmış ahır gübresi atılmalı ve hemen sürüm yapılarak toprakla kapatılmalıdır.
     
     
    Kireci az olan topraklara amonyum nitrat gübresi yerine Kalsiyumlu (Ca) gübreleri vermek daha yararlıdır.
     
     
    Zeytin ağacı en çabuk azotlu gübrelerden, ikinci sırada potasyumlu gübrelerden, en geç ve uzun sürede fosforlu gübrelerden yararlanır.
     
     
    2.4. Gübreleme Zamanları
     
     
    Kompoze gübreler, iklim şartlarına göre Ocak ayının sonundan Mart ayının ortalarına kadar, diğer gübreler ise Nisan ayının ortalarından Mayıs başına kadar verilebilir.
     
     
     
    2.5. Zeytin Ağaçlarında Kullanılan Gübre Çeşitleri
     
     
     
    1- Organik Gübreler
     
    2- Kimyasal Gübreler
     
     
     
     
     
    2. Kimyasal Gübreler
     
    a. Azotlu gübreler
     
    b. Fosforlu gübreler
     
    c. Potasyumlu gübreler
     
    d. Kompoze gübreler
     
     
     
    A- Azotlu Gübreler
     
    a. Amonyum sülfat (%21)
     
    b. Amonyum nitrat (%26)
     
    c. Üre (%46)
     
    B- Fosforlu Gübreler
     
    a. Süper fosfat (% 18)
     
    b. Triple fosfat (%45)
     
     
     
    C- Potasyumlu Gübreler
     
    a. Potasyum klorür (%60)
     
    b. Potasyum sülfat (%50)
     
    c. Potasyum nitrat (%44)
     
     
     
    D- Kompoze Gübreler
     
    a. 15.15.15
     
    b. 17,17,17
     
    c. 20,20.20
     
    d. 20.20.0
     
    e. 15.15.0
     
    f.  DAP. (18.46)
     
    TAVUK GÜBRESİ
     
    Kimyasal gübrelerin son zamanlarda maliyetinin artması ve kullanılan gübre oranlarının çoğalması sonucunda üreticiler yeni arayışlar içine girmiştir. Ülkemiz genelinde, kanatlı hayvan yetiştiriciliğinin çok olması ve bunların atıklarını değerlendirme problemleri sonucunda ortaya çıkan bir olgudur,
     
     
    Kanatlı hayvanlar, etlik ve yumurtalık olarak iki şekilde yetiştirilir. Çiftçilerimiz deneme yanılma yoluyla bu atıkları tarlalarında kullanmaya başlamıştır, Bunun sonucunda, tavuk gübrelerinin de diğer büyük baş hayvan gübrelerinin üretimde ve kalitede etkileri olduğu görülmüştür. Bu da yeni bir sektörün doğmasına yol açmıştır. Fakat tavuk gübresi, içerdiği asit oranı bakımından pH 3-5 olduğu ölçülmüştür. Hiç işleme tabi tutulmayan yüksek asitli bu gübreler, ilk kullanımlarında verim üzerine olumlu etki yapmıştır. Fakat, kullanım arttıkça yüksek astililiği nedeniyle toprak bünyesinde ve ağaç kök yapısında geriye dönüşü imkansız zararlar verdiği görülmüştür.
     
     
    Şuan da eğer tavuk gü besi kullanacaksak, pH'ının 5.5-6.5 olması gerekir. Bunu sağlayabilmek için, bu gübreleri uzun süre bekletmeli, içlerine belirli oranlarda kireç katarak yakmalıyız. Hiç işleme tabi tutmadan direkt kullanırsak, toprak yapısını direkt olarak bozmakta, pH', kontrolsüz olarak yükseltmektedir. Verim ve kalite, ağaç üzerine olumsuz etkileri olmaktadır.
     
     
    Toprak tahlili yaptırdığımız zaman pH 7.2 ve yukarısındaki topraklarda kullanıldığında verim ve kalite üzerine olumlu etkileri olduğu görülmüştür.
     
     
    Toprak tahlili yaptırdığımız zaman pH 5-7 arasında ise verim ve kaliteyi olumsuz yönde etkilemekte, ağaçlarda kurumalar, aşırı meyve dökümü vb. göstermektedir.
     
     
    Eğer tavuk gübresi kullanacaksak, uzmanların tavsiyesi ve toprak tahlilleri sonucuna göre kullanmalıyız ki, telafisi mümkün olmayan sorunlara neden olmasın.
     
     
     
    2.7. Gübreleme Yöntemleri
     
    2.7.1. Serpme Metodu ile Gübreleme
     
     
    Bu gübreleme şeklinde gübreler ağacın taç izi düşümüne serpilir ve toprak ile hafifçe kanştırılır. Bu metot daha çok azotlu gübrelerin kullanılmasında uygulanır. Toprak yüzeyine serpilen azotlu gübrelerin toprak altına karıştırılması gerekir. Toprak yüzeyinde uzun süre kalan azotlu gübrelerin etkisi önemli ölçüde azalır.
     
     
     
    2.7.2. Halka Şeklinde Hendek Metodu ile Gübreleme
     
    Bu gübreleme şeklinde gübreler ağacın taç iz düşümü çevresinde 20-25 erinlik ve 40 cm genişlikte açılan hendeklere eşit olarak verilir ve üzeri toprakla kapatılır.
     
     
    Bu tür gübreleme metodu, toprakta hareketi çok az olan fosfor ve potas içerikli gübreler için uygulanmaktadır. Bu şekilde gübreler kök bölgesinin yakınına verilmiş olur.
     
     
     
    2.7.3. Tek Sıra Çukur Metodu ile Gübreleme
     
    Gübrelemede işçilik giderini azaltmak amacıyla kullanılan bir metottur. Bu gübreleme şeklinde gübreler, ağaç taç izdüşümü çevresine 20-25cm derinlik ve 40cm genişliğinde belli aralıklar ile açılan çukurlara eşit miktarlarda verilerek üzeri toprak ile kapatılır.
     
     
    Uzun kenarları gövdeye paralel olan bu çukurlara, fosforlu ve potasyumlu gübreler verilerek üzeri toprak ile kapatılır. Azotlu gübreler ise toprak yüzeyine dağıtılarak toprak ile karıştırılır.
     
     
    2.7.4. Çift Sıra Çukur Metodu ile Gübreleme
     
     
    Bu metodun maliyeti, tek sıra çukur metoduna oranla daha fazlasına oranla daha fazla olmasına karşın, zeytin ağaçlarının kök sistemine en uygun metottur. Çünkü birinci sıra çukurlar, zeytinin birinci kök bölgesi, ikinci sıra çukur/arda ikinci kök bölgesinin hizasında açılırsa toprağa verilen gübrelerden daha fazla yararlanılır.
     
     
    Ağaç taç izdüşümünde açılan bu çukurlara fosforlu ve potasyumlu gübreler ise çukurlar arasındaki yüzeye dağıtılır ve toprak ile karıştırılır.
     
     
     
    2.7.4. Sıra Arası Hendek Metodu ile Gübreleme
     
     
    Özellikle alçak taçlı zeytin ağaçlarının gübrelenmesinde kullanılan bir metottur. Bu gübreleme şeklinde ağaçlar arasına 2-3m uzunluk, 40cm genişlik ve 20.30cm derinlikte açılan hendeklere fosforlu ve potasyumlu gübreler verilir ve toprak ile kapatılır.
     
     
     3 - Sulama
     
     
    Ağaçlar ihtiyacı olan suyun büyük bir kısminı yağmurla karşılar, Kullandığı suyun, solunum ve terleme sonucunda büyük bir bölümünü kaybeden zeytin ağaçlannın, iklim özelliklerine göre yıllık su ihtiyacı 1-3 ton arasındadır. Zeytin ağaçlarında, Mayıs, Temmuz ve Eylül aylarında sulama yapılmalıdır, Mayıs-Hazirarı aylarırıda havalar kurak gitmiş se çiçeklenme başlamadan önce mutlaka ağaçlar sulanmalıdır, Temmuz-Ağustos aylarında, dane irileşmeye ve yağlanmaya başlayacağından, ağaçlar suya ihtiyaç duyar. Bu aylarda da sulama gereklidir, Eylül ayının erken sonbahar donlarının görüldüğü evre olması sebebiyle bu ayda yapılan sulamalara dikkat edilmedir. Sulama yapılacaksa ay ortalarına kadar yapılmalıdır. Sulama işlemi 4 şekilde uygulanabilir;
     
     
    1. Tava sulama yöntemi
     
    2. Karık sulama yöntemi
     
    3. Yağmurla sulama yöntemi
     
    4. Damla sulama yöntemi
     
     
    Özellikle su kaynaklarının diğer sulama yöntemleri için yetersiz olduğu durumlarda damla sulama yöntemi tercih edilmelidir. Ayrıca sulama işlemi sonucunda bahçelerde oluşacak yabancı otlarla da mücadele edilmelidir. Sulamada dikkat edilecek bir diğer önemli husus da; sulamanın öğlen vakti yapılmaması ve arazinin parçalı sulanmasıdır.
     
     
    Sulama zamanının tayini;
     
     
    Araziden 5-1 Ocm derinlikte toprak parçası alınarak avuçta sıkılır. Avuç açı 1 hafta 15 gün sulama geciktirilir.
     
    Toprağın su ihtiyacı tayini, 100 gr toprak numunesi alınır, içine iyice çamurlaşana kadar su ilave edilir, sonra bu toprak numunesi tartılır. Tartılan bu numune 250-300 C fırında 15 dakika bekletilir. Fırından çıkarılan numune tekrar tartılır. Aradaki fark toprağın yıllık su tutma kapasitesidir. Fark 1 ile 10 gr arasında değişiyorsa su tutma kapasitesi çok az ve sulamaya ihtiyacı vardır. 10 ile 20 arasında ise orta seviyede toprak belli zamanlarda sulanmaya ihtiyacı vardır. 20-30 gr arasında ise ideale yakın toprak tipidir, Senede 1 veya 2 kez sulanmalıdır, 30 ve yukarı ise ağır killi topraktır, bu toprak pek fazla sulanmaya gelmez, Çünkü toprak bünyesi fazla suyu kaldıramayacağından dolayı ağaçlarda kök çürümeleri (ak çürüklük), köklerde mantarlaşma ve ağaç ölümlerine sebep olabilir,
     
     4 - Hastalık ve Zararlılar
     
     
    Zeytin Zararlıları
     
    1-Zeytin Sineği (Bactrocera oleae Gmelin)
     
    Tanımı ve zarar şekli:
     
              
    Ülkemizdeki bütün zeytinlik sahalarında görülen ergini sinek olan bir zararlıdır. Ergini 4-6 mm boyunda kahve ve bal renklidir. Larvaları yaklaşık 6-8 mm boyunda, şeffaf ve beyaz renklidir. Pupaları ise fıçı şeklinde ve kahverengi bir görünüme sahiptir.
     
     
    Kışı genellikle toprağın 2-5 cm derinliğinde pupa halinde ve ormanlık alanlarda ergin Olarak geçirir. Kışlayan erginler kabuklu bitler ve yaprak bitlerinin salgılamış oldukları şekerli Maddelerle beslenirler. Toprak sıcaklığının 10 C’ye ulaşması ile birlikte erginler topraktan çıkmaya başlarlar ve civardaki tatlı maddelerle beslenmeye başlarlar. Haziran sonlarına doğru çiftleşen Dişi ergin sinekler iri ve yağlanmaya başlayan zeytin meyvelerinin yan yüzeyine gelecek şekilde 0,5-1 mm derinliğine yumurtasını yumurta koyma borusu vasıtası ile açmış olduğu yarığa bırakır. Her dişi her zeytin danesine ancak bir yumurta bırakır. Bazı yoğunluğun yüksek olduğu yıllarda meyvelere daha fazla yumurta bırakabilirler. Yumurta bırakılan yer 1-2 gün içinde kahve rengine dönüşür ve bu yere “VURUK” denir. Marmara Bölgesinde 3-4 nesil verebildiği bilinmektedir.
     
     
    Zararlı larva döneminde meyve etini yemek ve galeriler açmak suretiyle zarara neden olur. Meyvelerin çürümesi, yağdaki asit miktarının artması ve yağ miktarının azalması gibi zararlara neder olur. Salgın olan yıllarda zarar oranı %70’e kadar ulaşabilmektedir.
     
     
    Mücadelesi
     
    Meyveler yumurta koyma olgunluğuna geldiğinde tuzaklarda yakalanan erginlerin sayısında artış tesbit edilmelidir. Salamuralık çeşitlerde %1, yağlık çeşitlerde ise %6 vuruk tesbit edildiğinde kaplama ilaçlama yapılmalıdır.
     
     
    Kaplama ilaçlamada
     
     

    Etkili Madde Adı ve Oranı

    Fomülasyonu

    Dozu         (100 lt suya)

    Formothion, 336 g/l

    EC

    150 ml

    Cyfluthrin, 50 g/l

    EC

    30 ml

    Deltamethrin, 25 g/l

    EC

    25 ml

    Deltamethrin, 120 g/l

    EC

    5.5 ml

    Fenthion, 525 g/l

    EC

    100 ml

    Trichlorfon, %80

    SP

    125 g

     

    ilaçlardan birisi kullanılabilir.

      
     
    2-Zeytin Güvesi (Prays oleae Bern.)
     
     
    Tanımı ve Zarar Şekli
     
    Ergini kelebek olan zararlının boyu 7-8 mm kadardır. Ön kanatlarının üzerinde siyah renkli lekeler ve uçlarında ise gri saçaklar bulunur. Larvaları kirli beyaz ve sarımtrak renkte olup, boyları 0,8-1 cmkadardır. Pupası dışarıdan görülebilen seyrek dokulu açık renkli bir kokon içinde bulunur.
     
     
    Zeytin ağacının farklı fenolojik dönemlerinde olmak üzere yılda 3 döl verir. Bunlar yaparak, çiçek ve meyve dölleridir.
     
     
    a) Yaprak Dölü
     
       
    Meyvelerde beslenen larvalardan meydana gelen erginler Eylül Aralık ayların arasıda çıkarak yapraklara yumurtalarını bırakırlar. Yumurtalardan sıcaklığın durumuna bağlı olarak 8-15 günde çıkan larvalar yaprağın epidermisine girerek kışı burada geçirirler. Şubat sonlarından itibaren kışladıkları yerlerden çıkan larvalar taze sürgün uçlarını ve yaprakları yiyerek beslenirler. Olgunlaşan larvalar uç yapraklarda kokon örerek yeniden pupa olurlar.
     
        
     
    b) Çiçek Dölü
     
     
    Yaprak dölünden oluşan erginler Nisan-Mayıs aylarında yeni oluşmuş çiçek tomurcuklarına Yumurtalarını bırakırlar. 8-10 günde çıkan larvalar çiçek tomurcuklarının içine girerek beslenirler. Larvalar 30-40 tomurcuğa zarar verebilmektedirler. Gelişmesini tamamlayan larvalar tomurcuklara ördükleri ağ içerisinde pupa olurlar. 
     
     
     
    c) Meyve Dölü  
     
     
    Mayıs sonu haziran başlarında meyvelerin 5 numara saçma büyüklüğüne gelen zeytin Danelerine çiçek dölünde meydana gelen erginler meyvelerin çanak yaprakları üzerine yumurta Bırakırlar. Yumurtalardan çıkan larvalar meyveye girirken sapla meyvenin bağlantısını bozarak Karabiber dökülmesine neden olurlar. Meyve içine giren larvalar ise çekirdek evinin iç yüzeyinde Beslenmelerine devam ederler. Meyve içinde beslenmelerini tamamlayan larvalar 2,5-3,5 ay sonra Pupa olmak üzere sapa yakın bir yerden meyveyi terk ederler.Bu sırada sap dibinde gözle görülebilen büyüklükte bir delik açarlar. Bu çıkış deliği genellikle meyve ile sapı birbirinden ayırdığından meyveler dökülür. 
     
     
    Mücadelesi
     
     
    Zeytin tomurcuklarının kabarmaya başladığı Nisan başlarından itibaren delta tipi eşeysel çekici tuzaklarla ergin yoğunluğu takıp edilmelidir. Çiçek ve meyve nesline karşı kimyasal mücadele yapılaması tavsiye edilmekte olup aşağıdaki ilaçlar tavsiye edilen dozlarda kullanılmalıdır.  
     
     

    Etkili Madde

    Adı ve Oranı

    Formülasyonu

    Doz

    (100 lt suya)

    A ç ı k l a m a

    Öncelikli olarak tavsiye edilen ilaçlar

    Diflubenzuron , % 25

    WP

    40 g

    Çiçek nesline karşı

    Triflimuron , % 25

    WP

    40 g

    Çiçek nesline karşı

    Beta Cyflutrin, 25 g/l

    EC

    25 ml

    Çiçek ve meyve nesline karşı

    İkinci derecede tavsiye edilen ilaçlar

    Cyfluthrin, 50 g/l

    EC

    25 ml

    Çiçek ve meyve nesline karşı

    Deltamethrin, 25 g/l

    EC

    25 ml

    Çiçek ve meyve nesline karşı

    Diazinon, 185 g/l

    EC

    150 ml

    Meyve nesline karşı

    Fenthion, 525 g/l

    EC

    150 ml

    Çiçek ve meyve nesline karşı

     

      

     
    3-Zeytin Karakoşnili (Saissetia oleae Olivier)
     
          
     
    Tanımı ve zarar şekli:
     
     
    Zeytin Karakoşnilinin 7 ayrı biyolojik dönemi vardır.Kışı genellikle yapraklarda 2. ve 3. dönem larva halinde geçirmektedir.Kışı geçiren larvalar havaların ısınması ile sürgünlere göç etmekte,buralarda gelişerek yumurtasız dişi dönemine girmektedir.Marmara Bölgesinde yumurtalı dişi dönemine geçişi Temmuz ayını bulmaktadır.Yumurtadan çıkış periyodu 1 ila 3 aydır,yumurtalar ana kabuğu altında açılır ve aktif larvalar kabuk altından çıkarak yaprak sürgün gibi aksamlara yayılırlar.Yaz boyunca çıkan larvalar yaprak ve sürgünlerde dolaşarak 1 hafta içerisinde elverişli buldukları yere yerleşirler.Yaz sonlarına doğru 2. ve 3. dönem larva olurlar,kışa bu durumda girerler.Üreme gücü yüksek bir zararlıdır,her bir ana kabuğu altında 500-3000 adet arasında yumurta bulunur.Kışın sıcaklıklar 5-6 gün süreyle 0 derecenin altına düştüğünde ve yaz aylarında kuru sıcakların etkisiyle önemle ölçüde doğal ölümler meydana gelmektedir.
     
     
    Larva ve ergin döneminde ağacın öz suyunu emerek beslenir.Beslenme sırasında salgıladığı tatlımsı maddelerde funguslar üreyerek (Karaballık Hastalığı = Fumajin) meydana gelir. Öz suyunun emilmesiyle ve karaballığın meydana gelmesiyle fotosentez zayıflar ağaç güçsüzleşerek verimde azalmalar olur.
     
     
    Mücadelesi:
     
    Doğal düşmanlarının zararlıyı baskı altına alamadığı dönemlerde zararlıya karşı ilaçlama yapılmalıdır.
     
    Kış mücadelesi; karakoşnilin yoğun olduğu bahçelerde Ocak-Şubat ayları içerisinde %70 ve %80 yazlık mineral yağ içeren ilaçlarla hava sıcaklığının 4-14 derece olduğu günlerde yapılmadır.
     
    Yaz mücadelesi; yumurtaların %50 sinin açıldığı devrede birinci,%90 ının açıldığı devrede ikinci ilaçlama yapılmalıdır. Mücadelede Deltamethrin, Methidathion, Omathoate aktif maddeli ilaçlardan bir tanesi tavsiye edilen dozda kullanılmalıdır.
     
     
     
    Zeytin Karakoşnili Mücadelesinde Kullanılan İlaçlar
     

     

    .Etkili Madde

    Adı ve Oranı

    Form. Tipi

    Dozu      (100 lt suya)

     

    A ç ı k l a m a

    Öncelikli olarak tavsiye edilen ilaçlar

    Yazlık mineral yağ , %70

    EM

    1500 ml

    - Parazitoitlenmenin %50’nin üzerinde olduğu bahçelerde, ilaçlama yapılmamalıdır.

    - Doğal düşmanların zararlıyı baskı altına alamadığı ve parazitoitlenmenin %50’nin altında bulunduğu yerlerde, ilaçlaması yapılmalıdır.

    Yazlık mineral yağ , %85

    EM

    1250 ml

    Beta cyfluthrin , 25 g/l

    EC

    50 ml

    İkinci derecede tavsiye edilen ilaçlar

    Cyfluthrin, 50 g/l

    EC

    50 ml

     

    Parazitoitlenmenin %50’nin üzerinde olduğu bahçelerde, ilaçlama yapılmamalıdır.

     

    - Doğal düşmanların zararlıyı baskı altına alamadığı ve parazitoitlenmenin %50’nin altında bulunduğu yerlerde, ilaçlaması yapılmalıdır.

    Deltamethrin, 25 g/l

    EC

    25 ml

    Deltamethrin, 120 g/l

    EC

    5.5 ml

    Methidathion 426g/l

    EC

    100 ml

    Omathoate 565g/l

    SL

    100 ml

             

     

      

    Zeytin Hastalıkları
     
    1-     Zeytin Halkalı Leke Hastalığı (Cycloconium oleaginum)
     
     
     
    Hastalığa sebep olan fungus yıl boyunca ağaç üzerinde canlı olarak kalmaktadır. Hastalığın ilk belirtileri yaprakların üst yüzeyinde görülen siyahımsı gri renkli yuvarlak noktalar şeklindeki lekelerdir. Noktaların bulunduğu yerde renk açılır,daha sonra noktanın çevresinde yaprak renginde bir halka oluşur. Bu şekilde halkalar dışa doğru devam ederek hastalığın tipik belirtisi ortaya çıkar.Bir yaprakta 2-30 adet leke bulunabilir. Hastalığın en uygun gelişme sıcaklıkları 18-20 derecedir. İlk ve son bahar aylarında yağışlı geçen günler hastalığın gelişmesi için uygundur. Çok su tutan sık dikilmiş güneşlenmesi az fazla azotlu ve çiftlik gübresi verilmiş bahçeler hastalığın artmasına neden olur. Hastalıkla enfekte olan yapraklar.Haziran ve temmuz ayında dökülerek ağacın zayıf kalmasına ve verimin düşmesine neden olur.
     
     
    MÜCADELESİ;
     
     
    Birinci ilaçlama sonbahar sürgünleri görülmeden hemen önce, ikinci ilaçlama Nisan ayı içerisinde yapılmalıdır.Her iki mücadelede de hazır bakırlılar, bitertanol ve %1 lik Bordo Bulamacı ilaçlarından biri  ile ilaçlama yapılmalıdır.
     
     
    2- Antraknoz-Çürükleke (Takoz Mantarı) Hastalığı
     
     
    Hastalık etmeni fungustur.Hastalığın en çok görülen şekli meyvelerdeki zararıdır.Kuru meyvelerden veya hastalıklı dal ve yapraklardan dağılan fungus sporları meyve ile temasa geçer.yağmur,sürekli çiğ ve yüksek rutubetle çimlenen sporlar henüz genç ve yeşil olan meyvelere ulaşır.Böylelikle meyve üzerinde %40 a ulaşan bir ağırlık kaybı,meyvede kısmen yada tamamen kuruma,çıkarılan yağda asitlik artışı görülür.Hastalığın devam etmesi için %90 üzerinde hava nemi ve hastalığın yayılması içinde 18-25 derece arasında sıcaklığa ihtiyaç vardır.Bölgemizde ağustos ayından itibaren hastalık enfeksiyonu görülebileceğinden kimyasal mücadelesinin yapılması gerekmektedir.Hastalık yoğunluğunun nem ve sıcaklıkla direk ilgisi olması nedeniyle ağustos ayı sonunda ve eylül ayı ortalarında iki defa olmak üzere mücadele yapılmalıdır.
     
     
    Mücadelesi;
     
     
    Halkalı Leke Hastalığına karşı yapılan mücadele bu hastalığında 1.mücadelesini karşılamaktadır.Eylül ayının ikinci yarısından itibaren yapılacak olan 2.mücadelede de hazır bakırlı ilaçlardan biri veya %1 lik Bordo Bulamacı usulune uygun olarak kullanılmalıdır.
     
     
    2-     Zeytin Solgunluğu (Verticillium dahliae)
     
     
    Hastalık etmeni fungustur. Hastalık belirtileri zeytin ağaçlarının bazen bir veya birkaç dalında görüldüğü gibi bazende tamamında görülebilmektedir. Hastalık belirtilerini dallardaki sürgün ve yaprakların nisan mayıs Ayları içerisinde kuruması ve bu şekilde dökülmeden kış aylarına kadar ağaç üzerinde kalmasıyla Gösterir .
     
     
    Hastalık dezenfekte edilmeyen budama aletlerinin kullanılması ve aşı macunu ile kapatılmayan derin yara yerlerinden enfeksiyon yapabilmektedir.
     
     
    Hastalık şiddetini artıran unsurlar olarak gereğinden fazla kullanılan azotlu gübreler, fazla sulama, dezenfekte edilmeyen budama aletleri, salma veya yağmurlama sulama yapılması sayılabilir.
     
     
    Genellikle zeytin ve diğer bazı konukçular arasında (pamuk, domates, biber vb.) hastalığın geçişi mümkündür. Zeytin bahçelerinde sıklıkla verticillium görülmesinin nedeni aynı toprakta yukarıda belirtilen ürünlerin münavebe uygulanmaksızın tarımının yapılmasıdır. Ayrıca hastalıklı zeytin yaprakları toprakta hastalık etmeninin devamlılığını sağlar ve bulaşma kaynağıdır. Yine hastalığın sürüm ve sulama işlemleri yoluyla yakın mesafelere dağılımı söz konusudur. Uzun mesafelere taşınımı bulaşık bitki materyali ile olmaktadır. Yine toprağın sürüm şeklinin ve sayısının hastalığın şiddetini artırdığı düşünülmektedir. Sulamanın yapıldığı alanlarda hastalık daha yoğun görülmektedir. Bu nedenle sulamada damla sulama yöntemi tercih edilmeli ve gereksiz toprak işleme ve sulamadan kaçınılmalıdır.
     
     
    Mücadelesi:
     
     
    İlaçlı mücadelesi bulunmamakla birlikte, hastalık enfeksiyonunu önlemek için kültürel önlemler uygulanmalıdır.
     
     
    Uygulanacak kültürel önlemler:
     
     
    1-Hastalıklı dallar sağlam kısımdan kesilerek yakılmalı ve yara yerine %2’lik göztaşı eriyiği sürülerek yara yeri aşı macunuyla kapatılmalıdır.
     
    2- Budama aletleri ağaçtan ağaca geçerken çamaşır suyu çözeltisine batırılarak dezenfekte edilmelidir. bir litre suya 1 çay bardağı çamaşır suyu yeterlidir.
     
    3-Hastalığa olan duyarlılığı artırması nedeniyle azotlu gübreler dengeli ve ihtiyaca göre verilmelidir.
     
    4-Taban, su tutan ve ağır topraklı alanlarda zeytin bahçesi tesis edilmemelidir.
     
    5-Bahçe tesisinde hastalıksız fidanlar kullanılmalıdır.
     
    6-Ağaç veya fidan hastalık nedeniyle tamamen kurumuşsa sökülerek bahçeden uzaklaştırılmalı ve yakılmalıdır. Ağacın söküldüğü çukura ise sönmemiş kireç dökülerek hastalığın diğer alanlara yayılması engellenmelidir. Kısa vadede aynı yere fidan dikilmemelidir.
     
     
    BESİN ELEMENTLERİ EKSİKLİKLERİ
     
     
    Makro ve mikro element eksikliklerine karşı zeytinliklerde Aralık Ocak aylarında alınacak olan yaprak ve toprak örnekleri analiz ettirilmeli ve gübreleme bir program dahilinde yapılmalıdır.
     
    Zeytin her ne kadar fakir toprakların zengin bitkisiyse de Bor (B) ve Potasyum (K) gibi bitki besin elementlerinin eksikliğine aşırı duyarlıdır.
      
     
    Zeytinde Bor noksanlığının yapraklardaki etkileri
     
     
    Zeytinde potasyum noksanlığının yapraklardaki etkileri  
     
     
     5 - Besin Maddesi Eksiklikleri ve Çözümleri
     
     
    5.1. Besin Maddesi Eksikliğinde Görülebilecek Zararlar
     
    1. Genelolarak büyümede duraklama, bodurlaşma veya aşırı derecede sürgürı gelişmesi,
     
    2. Kök gelişmesinde aşırı/ık veya sınırlı büyüme,
     
    3. Yapraklarda küçülme, dökülme, şekil bozukluğu ve genel renk bozuklukları, 4. Aşırı derecede çiçek ve meyve dökümü,
     
    5. Çok az miktarda çiçek ve meyve tutumu,
     
    6. Meyvelerde çok erken veya çok geç olgunluk,
     
    7. Meyvelerde küçülme, et-çekirdek oranı ve yağ nispetinin azalması, renk problemleri,
     
    8. Genelolarak büyüme ve meyve veriminde çevre bahçelerden farklılık görülebilir.
     
     
    Yukarıda belirtilen arazlar görüldüğü taktirde aşağıda açıklanan konular araştırılarak çözümü bulunmalıdır.
     
     
    1. Önce bitkinin kök, gövde, yaprakları incelenerek zararlı böcekler aranmalı,
     
    2. Hastalık delilleri aranmalı,
     
    3.Bahçede yapılan tüm uygulamalar gözden geçirilmeli,
     
    a. Gübreleme zamanı, şekli ve miktarı
     
    b. Sulama zamanı, şekli ve sıklığı
     
    c. Toprak işleme derinliği ve sıklığı
     
    d. Budama zamanı
     
    4. Çevresel stresler araştırılmalı,
     
    a. Aşırı kuraklık, aşırı yağış
     
    b. Aşırı sıcaklık, aşırı soğuk
     
    c. Nispi nem
     
    d. Sıcak, kuru ve sert rüzgarlar
     
     
     
    Toprak pH 'ı
     
    Toprağın yapısını, su tutma kapasitesi, verilen besin elementlerinin alınması, verim ve kalite üzerine direk etkilidir. pH, topraktaki kireç ve tuz oranına göre kendini belli eder. Bu oran arttıkça toprak alkalileşir, verim ve kalite düşer; azaldıkça verim ve kalite artar. Zeytin için gerekli pH 5.5 - 6.5 arasıdır. Biz buna ideal tip diyoruz. Dışardarı yaptığımız her türlü katkıyı toprak direk ağaca verim olarak gönderir. Bu topraklarda, kararma problemi, döllenme problemi gözükmez.
     
    Toprak pH'1 toprak tahlilleri sonucu ortaya çıkar. Ve buna göre gübre ve gübreleme metotları, sulama metotları önerilir.
     
     
     
    Toprak tuzluluğu: Toprak bünyesindeki kireç ve diğer inorganik maddelerin oranına göre isim alır. Kirecin fazlalığı tuzluluğu artırır.
     
     
     
    Etki eden faktörler: Aşırı yıkanma, toprak erozyonu, hatalı sürüm, yanlış gübreleme vb.
     
    Sonuçları: Direkt olarak verim ve kalite üzerine etkilidir. Tuzluluk, pH ölçümleri sorıucurıda belli olur.
     
    Gübrelemede ve sulamada en önemli dikkat edilecek husus pH ve toprak tuzluluğuna göre gübre, toprak işlemi vb. yapılmalıdır.
     
     
     
    5,2. Besin Maddesi Eksiklikliği ve Çözümleri
     
     
     
    5.2.1. Azot Eksikliği Belirtileri, Nedenleri ve Çözümü
     
     
     
    a. Belirtileri
     
    1. Yapraklarda nektoz (sararmalar!
     
    2. Alt ve orta kısımlarda yaprak dökümü
     
    3. Sürgün teşekkülünde azalma
     
    4. Somak ve çiçek teşekkülürıde azalma
     
    5. Çiçek ve meyve dökümü
     
    6. Meyvelerde küçülme ve şekil bozuklukları
     
    7. Meyvelerde et oranında ve yağ miktarında azalma
     
     
     
    b. Nedenleri
     
    1. Toprak yetersizliği
     
    2. Toprakta organik madde yetersizliği
     
    3. Düşük toprak sıcaklığı
     
    4. Fosfor miktarının düşük olması
     
    5. Aşırı kuraklık
     
     
     
    c. Çözümü
     
    1. Toprağa azotlu gübrelerin verilmeli
     
    2. Toprak koşulları olumsuz olduğunda, yapraktan, suda eritilmiş üre verilmeli
     
    3. Ara ziraatı olarak baklagil türü bitkilerin ekilip toprağa gömülmesi.
     
     
     
    5,2.2, Potasyum Eksikliği Belirtileri, Nedenleri ve Çözümü
     
    a. Belirtileri
     
    1. Yaşlı yaprakların ucunun kahverengi, dibinin sarı hale gelmesi
     
    2. Yapraklarda ve meyvelerde küçülme
     
    3. Meyvede et oranı ve yağ miktarının azalması
     
    4. Soğuk zararına karşı direncin azalması
     
    5. Hastalık ve zararlılara direncin azalması
     
     
     
    b. Nedenleri
     
    1. Toprakta potasyum yetersizliği
     
    2. Toprakta katyon değişim kapasitesinin düşük olması
     
     
     
    c. Çözümü
     
    1. Toprağa potasyumlu gübrelerin verilmesi yeterlidir.
     
    2. Potasyum sülfat, potasyum klorür ve potasyum nitrat gübrelerinden biri suda erimiş şekilde yapraklara takviye olarak verilebilir.
     
     
     
    5,2.3. Kalsiyum Eksikliği Belirtileri, Nedenleri ve Çözümü
     
    a. Belirtileri
     
    1. Filiz kurumaları ve yaprak dökümü
     
    2. Filizlerde kolay kırılma, gevşeklik
     
    3. Koparılan yaprakların sertleşmeden kuruması
     
    4. Genç yapraklarda üşümeye karşı hassasiyet
     
    b. Nedenleri
     
    1. Kalsiyum eksikliği
     
    2. Toprakta aşırı miktarda magnezyum bulunması
     
     
     
    c. Çözümü
     
    1. Asitli topraklarda kireçlenme yapılmalı
     
    2. Tuzlu-alkali topraklarda Jips uygulanmalı
     
    3. Kalsiyum azotlu gübreler kullanılmalı
     
    4. Potasyum gübrelerden biri kullanılacaksa, süper fosfat gübresi tercih edilmelidir.
     
     
     
    5.2.4. Bor Eksikliği Belirtileri, Nedenleri ve Çözümü
     
    a. Belirtileri
     
    1. Genç yapraklarda, yaprak ucundan başlayan kloroz ve nekrozlar (sararmalar)
     
    2. Yapraklarda küçülme, dökülme
     
    3. Sürgü uçlarında kurumalar
     
    4. Gövde ve sürgünlerde bodurlaşma
     
    5. Kurumuş, yaprağını dökmüş dallar ve çalılaşma
     
    6. Meyvelerde şekil bozukluğu
     
     
     
    b. Nedenleri
     
    1. Toprakta bor eksikliği
     
    2. pH'ın düşük olması
     
    3. Aşırı kireç uygulaması
     
    4. Aşırı kuraklık
     
     
     
    c. Çözümü
     
    1. Kireç kapsamı düşük topraklarda topraktan bora x uygulanır
     
    2. Kireç kapsamı yüksek, aşırı kurak ve yağışlı yerlerde borax eriyik halde yaprakıara uygulanır.
     
     
     
    5.2.5. Çinko Eksikliği Belirtileri, Nedenleri ve Çözümü
     
    a. Belirtileri
     
    1. Damar arası klorozlar (sararmalar)
     
    2. Yapraklarda küçülme ve şekil bozuklukları
     
    3. Meyve tutmama ve zamanlı zamansız yaprak ve meyve dökümleri
     
     
     
    b. Nedenleri
     
    1. Toprakta çinko eksikliği
     
    2. pH'ln yüksek olması
     
    3. Toprakta aşırı miktarda fosfor olması
     
     
     
    c. Çözümü
     
    1. Asitli topraklarda, topraktan çinko sülfat veya çinko kileyt uygulanmalı,
     
    2. Alkali topraklarda çinko sülfat veya çinko kileyt eriyik halde yapraklara uygulanır.
     
     
     
     
    5.2.5. Magnezyum Eksikliği Belirtileri, Nedenleri ve Çözümü
     
    a. Belirtileri
     
    1. Yaprak ucundan veya kenarından başlayarak sararmalar orta damar boyunca ve yaprak dibinde kalan yeşillik,
     
    2. Tüm yaprağı kapsayan klorozlar (sararmalar)
     
    3. Genç filizlerde yoğun yaprak dökümü
     
    4. Filizlerde gelişmenin sınırlı olması,
     
     
     
    b. Nedenleri
     
    1. Toprakta magnezyum eksikliği
     
    2. Toprakta Potasyum ve Kalsiyum bulunması
     
    3. Aşırı yağışlar
     
     
     
    c. Çözümü
     
    1. Kireçli, alkali topraklarda, topraktan magnezyum sülfat uygulanmalı
     
    2. Asiıli topraklarda, topraktan dolamit uygulanmalı
     
    3. Toprak koşulları uygun olmadığında magnezyumlu gübrelerin eriyik halde yapraktan uygulanması
     
     
     
    5.2.6. Demir Eksikliği Belirtileri, Nedenleri ve Çözümü
     
    a. Belirtileri
     
    1. Genç yapraklarda kloroz (sararma)
     
    2. Yaprak damarları yeşil, damar arasının sarı renk alması
     
    3. ileri safhada sürgün kuruması ve çalılaşma
     
     
     
    b. Nedenleri
     
    1. Demir noksanlığı
     
     
     
    c. Çözümü
     
    1. Ağacın gövdesine kuru ve sulu demir tuzları verilir.
     
    2. Yaprak ve topraktan demir bileşikleri uygulanır (Demir sülfat veya Demir Kleyt)
     
     
     6 - Budama
     
     
    Zeytin ağacı kendi haline bırakılırsa gelişigüzel dallanır, budaklanır. Dallar sıklaşır. Bu sıklık arasında bazı dallar güneşe kavuşmak için uzayıp giderler. Altta kalanlar cılızlaşır. Bütün ağaç karmaşık bir biçime girer. Orman ağacına dönüşür. Sonunda çalılaşma başlar. Tepe dallar da az ve iri tane tutar. Etekler de hiç tane tutmaz, tutsa da cılız ve ufak olur. Tepe dallar güneşi engellediğinden güneş ışınları alt dallara kadar ulaşamaz. Güneş görmeyen mahsul dallarından (hele de bölgemiz için önemli olan) iri ve kaliteli tane beklenemez. Daha ağaç fidan iken bu durumu bilerek ona göre ağaç şekli vermek gerekir.
     
     
    Bu temel bilgileri verdikten sonra budamanın tarifini yapalım: Kuvvetli ve sağlıklı bir dallanma, ağacın büyüme gidişine uygun bir taç kurma, ağaç üzerinde çalışmaları kolaylaştırma, ağacı besleyen sürgünler ile mahsul sürgünleri arasında bir denge kurma ve kıt ürün yılını (altemanas, periyodisite) kısmen olsa da önleme, sofralık zeytinlerde tanenin iriliğini sağlamak amacı ile bu isteklerimizi engelleyen dal. dalcık ve sürgünlerin kesilmesine budama denir.
     
     
    Budamada öncelikle tüm kesici ve yarıcı araçların bulunması ve kesime hazırlanması gerekir. Makaslar onarılmalı, bıçkılar dişlenmeli, baltalar bilenmelidir.
     
     
    Budama ağacın dibine geldiğine bir süre düşünmelidir. Şekil budaması mı, ınahsul budaması mı, yoksa gençleştirme budaması mı yapılacağına karar vermelidir.
     
     
    Ağaç genç olsun, kart olsun budama mahsul dallarının oduna kaçmasına, yukarı ve yanlara açılarak oluşmasına meydan verilmemelidir. Kesime önce kalın dal varsa onu keserek başlanmalıdır. Kesim kalından inceye giderek yapılmalıdır.
     
     
    Seyreltme, aralama budaması, taçın tepesinden başlayıp eteklere inilerek yapılır. Aşağıdan yukarıya yapılmamalıdır.
     
     
    Dalları birbirine bağlayan bilezikler vardır. Kesim bu bileziğin altından yapılırsa, ağaç beslenmede sıkıntı çeker. Çok üzerinden yapılırsa tırnak kalır. Kesim bileziğin hemen üstünden yapılmalıdır.İnce dallar makasla, kalın dallar balta ve nacakla budanmalıdır. Testere, bıçkı gibi araçlarla budama kolaydır. Kalın dallar bu aletlerle kesildiğinde bu yer serpet veya tahra ve nacakla perdahlanmalıdır. Her ağacın bir kesim istemi vardır. Ağacın yaşına, yorgunluğuna, genç veya kart olmasına göre bu istem başka başkadır. Usta budayıcı keseceği ağacın istemini aşağıdaki kurallara uyarsa kolayca kavrar. Budama şekiller şöyledir;
     
     
    6.1. Şekil Budaması
     
     
    Dikildikten sonra suyu ve gübresi verilen iki, üç yaşındaki fidanlara şekil budaması uygulanır. Üç yaşındaki bir fidanda, o yıl sadece ortadan en yüksek bir sürgün dibinden alınır. Şekil vereceğim diye başka kesim yapılmaz. Ertesi yıl yanlardan çıkan üç uygun dal ana dal, çatı dalı olarak seçilir. Diğerlerinden en uzun ve dik giden i alınır. Başka kesim yapılmaz. Üçüncü yıl üç ana daldan fazlası ve ortayı kapatanı kaldı ise o alınır. Şimdi ağaç oturaklı bir vazo şeklini almıştır. Bodur ağaç olmuştur. Bu ağaç artık ekonomik anlamda verime başlar. Verimli bu ağaçlara mahsul budaması uygulanacaktır.
     
     
     
    6.2. Mahsul Budaması
     
     
    Zeytin ağaçlarında, verilen bitki besin maddesinin, yani gübrenin hemen hemen üçte birini odun yer. Odunlar besleyici değil, yiyicidir. Odun dediğimiz dallarda ve dalcıklarda yaprak bulunmaz. Yapraklar sürgünler ve filizler üzerindedir. Ağacın odun kısmı sürgünleri engelleyecek şekilde beslenir. Yani gövde, dal ve dalcıklar ne kadar kısa tutulursa, sürgün ve filizler o kadar fazla beslenmiş olur. Budamada bu önemlidir. Ana daldan ve dallardan çıkan bir karıştan küçük filizler besleyicidir. Bunlar budanmamalıdır. Bu esaslara göre mahsul budaması yaparken ağacımız kuvvetli ve bakımlı ise hafif, ağacımız zayıf ise ağır budama yapılmalıdır. Ağacımız geçen yıl yüklü idiyse, bu yıl bu ağaca bol gübre verilmiştir. Güçlendirilmiştir. Böyle ağaçlarda ağır budama yaparsak bu yıl zaten az ürün vereceğinden daha az dane tutmasına neden oluruz. Ağacımız geçen yıl boş yılını yaşamış ise, çok fakat küçük dane yerine biraz daha az ama iri dane almak için daha ağır aralama budaması yapmak uygundur.
     
     
    Tepe seyreltilmesinde güneşin etek dallara kadar sızması için yukarı kaçan baca dediğimiz dik sürgünlerin alınması mutlaka gereklidir. Her türlü mahsul budamasında bunu unutmayacağız. Budamadan sonra ğaçta bol bolobur çıkması budamanın yanlış olduğunu ifade eder.
     
     
    6.3. Gençleştirme Budaması
     
     
    Bazı zeytinağaçları, yanlış bakımla veya bakımsızlık yüzünden kendi bildiğine büyümüş, ağaçlar oduna laçarak uzamışlardır. Baı ağaçlar da yaşlanmak suretiyle bu duruma düşerler. Gelişme dengesi bozulmuş böyle ağaçları yeniden gençleştirmek zorundayız.
     
     
    Bu ağaçlara iyi bir bakım uygulayacağız. Gençleştirme budaması yapacağız. Bu budama tümü ile bir budama sezonunda yerine getirilemez. En az üç yılda tamamlanmalıdır. Birden yapacak olursak, üç yıl yerine ağacın düzelmesi yıllar ister. Bu yıl en yukarı kaçan dalların, üzerindeki tepeden münasip olan üç tepe dalı, kendine yakın kalınlıktaki bağlı olduğu dal üzerinden kesilir. Kalan dallar gelecek yıla kadar yan dallar vererek gelişir. Gelecek yıl bir kademe daha inerek, yine münasip yerden gerileme budaması yaparak ağacın seviyesi biraz daha düşürülür. Böyle yeni sürgünler geliştirilir. Ağacımız üç yıl içinde taze dallar üzerine oturmuş olur. Bu yeni dallanma ile ağacımız, mahsuldar, odunlarından arınmış, gençleşmiş duruma gelir. Mahsul dalları gövdeye yaklaştırılmış olur. Düzenli ürün almak ancak, diğer bakım işlemleriyle beraber yapacağımız ıslah ve gençleştirme budamaları ile mümkündür.
     
     
    Yeni kurulmuş zeytinliklerde, fidanlar iki, üç yaşına kadar budanmazlar. Bunların sadece kurumu, cılız filizleri paklanır, suyu verilir, çapası yapılır. 1990'da iki yaşına giren bu fidanın, sadece ortasındaki bir lideri alınır. Başka kesim yapılmaz. 1991'de bu kesim bir iki dal daha yapılır. Fazla kesim yapılmaz. 1992'de ortayı kapatan dik dallarda gerileme budaması yapılır. 1993'de ağaç çanak şeklini almış ve verime başlamıştır. Artık bu ağaca şekli bozulmadan mahsul budaması yapılmalıdır.
     
     
    6.4. Budamada Dikkat Edilecek Hususlar
     
     
    Budamada dikkat edilecek husuların başında, budama işleminde kullanılan alet ve ekipmanların temizliğidir. Aletler %5 hipolu su içinde en az 15 dakika bekletilmelidir. Aletlerden ikişer tane olması yararlıdır. Budama işleminden sonra budanan parçalar derhal bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Budama işlemi sırasında ağaçları yaralamamaya dikkat edilmelidir. Budanan kısımlar hemen kara boya veya % 1 'lik bordo bulamacı ile sıvanarak hava ile teması önlenmeli. Bu materyallerden hiçbirini temin edemiyorsak, büyük yaralar toprak ile kapatılmalıdır.
     
     
     
    Karaboya: Katran + reçine karışımı veya aşımacunu + katran karışımı.
     
     
     7 - Toprak ve Yaprak Analizleri
     
     
    7.1. Toprak Örneğinin Alınması
     
     
    Toprak örneği alınacak yer, önce meyil, yükseklik ve toprak tipine göre kısırnlara ayrılır. Her kısımdan ayrı ayrı örnek alınmalıdır. Toprak örneği alınacak zeytinlikte zikzaklı yürüyerek en az 3 yerden örnek alınmalıdır. Örnek alınmakta kullanılan kova, kürek vs.nin gübre ve kimyasal maddelerden temizlenmiş olmasına dikkat edilmelidir. işaretlenen yerlerde 50cm derinliğinde çukur açılır. Çukurun bir kenarından bel küreği ile 3-4 cm kalınlıkta 20 cm derinlikte toprak dilimi alınıp bir kovaya konur. Sonra 20-40 cm derinlikten yine konur. Bu işlem diğer çukurlara da yapılır.
     
     
    Örnekler ayrı kovalarda toplanır. Her iki kovada örneklerin taş ve bitkileri temizlenip iyice karıştırıldıktan sonra, 1'er kg alınıp torbalara konur. Torbaların üzerine, örneğin alındığı bahçe sahibinin adı, alındığı tarih ve örneğin alındığı toprak derinliği yazılır. Toprak örneğinin alınmaması gereken yerler ise; yol kenarları, gübre yığınlarının konulduğu yerler, çalı-çırpının yakıldığı yerler, tümsek ve çukur yerlerdir.
     
     
     
    7.2. Yaprak Örneğinin Alınması
     
    Yaprak örnekleri Kasım-Ocak ayları arasında alınmalıdır. Yaprak örneği ağacın dört bir yanından, insan boyu yüksekliğinde bir yıllık sürgünlerden kesilir. Sürgün orta kısmındaki karşılıklı iki yaprak çifti saplı olarak koparılır ve naylon torbaya konur. Bir bahçeden en az 200 adet yaprak koparılmalıdır. Tüm bahçeyi temsil eden bir örnek almak için bahçenin kenar sıraları hariç bırakılmak üzere bahçede U şeklinde yürünerek ağaçlar işaretlenir. Zeytinlik küçükse, her ağaçtan, büyükse 2-3 ağaçtan bir örnek alınmalıdır.
     
     
    8 - Hasat
     
     
    Zeytin hasatı, Kasım ayında başlayı Ocak ayına kadar devam eder. Hasat yapılırken dikkat edilecek en önemli husus, zeytin ağaçlarının zarar görmelerine engelolmaktır. Bunun için hasat yapılırken kullanılan alet ve ekipmanların dikkatli seçilmesi gerekmektedir. Önerilen toplama el ile alanıdır. Böylelikle ağaçlara zarar verme ve genç sürgünleri yaralama riski ortadan kalkmaktadır.
     
     
    Hasat sonrası toplanan zeytinlerin uzun süre bekletilmesi zeytinde kalite kaybına yol açacağından zamanında işlenmelidir. Yaralı, bozuk ve kalite dışı zeytinlerin, sağlam ve kaliteli zeytinlerle aynı kaba konması da kalite kaybına yol açmaktadır. Bu tür zeytinler ayrı kaplara konmalıdır. Nakliye ve depolamada yapılan hatalar da yine kalitenin düşmesine neden olur.
     
     
    Yine yağlık zeytinlerinin uzun zaman bekletilmesi de üretilen yağların kalitesiz olmasına neden olur.
     
     
    Makinalı hasatta dikkat edilecek en önemli husus, makinanın ağaca vurulacağı kısım ve makinanın titreşim özelliğidir.
     
     
    9 - Fidan Dikimi
     
     
    Zeytin fidanı dikilecek arazi üzerinde önce fidan dikilecek yerler düzgün bir şekilde işaretlenir. 80 x 80 x 80 cm boyutunda fidan çukuru açılır. Çukur açarken üstten çıkan ve alttan çıkan toprak ayrı yerlere konur. Fidan çukurunun dip kısmına bir miktar çakıl koymak fidan için faydalıdır. Daha sonra üstten çıkan toprak bir miktar ahır gübresi ile karıştırılarak alta konur. Sonra fidan bu toprak üzerine konur ve etrafına alttan çıkarılan toprak konarak iyice sıkıştırılır. Bu arada bir miktar da kimyasal gübre de konulması gerekir. En son olarak da can suyu verilmelidir. Bahçe tesisinde kare, dikdörtgen, üçgen ve kontr dikim sistemleri uygulanır. Düz arazilerde kare ve dikdörtgen, meyilli arazilerde üçgen ve kontr dikim uygulanır.
     
     
    10 - İşleme ve Üretim Hataları
     
     
    10.1. Toprak işleme Hataları
     
     
     
    -Gereksiz ve fazla sürüm nedeni ile topraktaki mikroorganima faaliyetlerinin bozulması
     
    -Derin sürüm ve ağaç gövdesine 1,5-2 m'den fazla yaklaşılması nedeni ile ağaç kök yapısının bozulması, köklerin kesilmesi (bu sınır içinde kalan kısım, bel veya çapa ile ıslah edilmelidir)
     
    -Fazla derin sürüm sebebiyle toprağın iç yapı ve dış görünüm özellikleri bozularak su tutma kabiliyetinin kalmaması
     
    -Derin sürümden dolayı ağaçlarda kök mantarı, kök kurtları ve çeşitli kanser hastalıklarına yol açma riskinin artırılması
     
    -Zeytin bahçelerinde ara tarım yapılması
     
     
     
    10.2. Gübreleme Hataları
     
     
     
    -Aşırı gübreleme sonucu toprak pH'lnın bozulması
     
    -Toprak ve yarpak tahlili yaptırılmadan gübre atılması sonucu; hem ekonomik zarar uğranması, hem de topraktaki carılı faliyet düzeninin bozulup aşırı nitrifikasya başlatılıp; topraktaki diğer izelement ve element halde bulunan yararlı maddelerin kökler tarafından alınması engelleyip, toprağın tuzluluğuna yol açılması
     
    -Aynı anda hem organik hem de inorganik gübreleme yapılarak ağaç dengesinin bozulması, verime yatan ağaçların şaha kaçmasının teşvik edilmesi
     
     
     
    10.3. Sulama Hataları
     
     
     
    -Kaynağı belli olmayan suları sulama yapılması
     
    -Salma sulama yapılarak toprağın yeterince sulanamaması - Kırık veya damla sulama yapılmaması
     
    -Kök boğazlarının doldurulmadan sulama yapılması
     
     
     
    10.4. Budama Hataları
     
     
     
    -Zamanında yapılmaması
     
    -Aynı anda birden fazla şah dal bırakılması
     
    -Güneşlenme ve rüzgar yönlerinin ayarlanamaması
     
    -Genç dallarla, yaşlı dallar oranının ayarlanamaması
     
    -Yaprak-dal oranının sağlanamaması
     
     
     
    Bu hatalar; halkalı leke, dal kanseri hastalıklarıyla ile birlikte ağaçların erken ilkbahar ve geç ilkbahar donlarından zarar görmesine sebep olur. Kısmen zeytin pamuklu biti ve zeytin karakoşnili sebeplerindendir.
     
     
     
    10.5. İlaçlama Hataları
     
     
     
    -Zamanında ilaçlama yapılmaması
     
    -Birbirine aykırı (karışmayan) ilaçların beraber kullanılması
     
    -Zaman zaman tarihi geçmiş ilaçların kullanılması
     
    -Aşırı ilaçlama ve gereğinden fazla ilaç kullanılması
     
    -Yararlı böcek faunasının yokedilmesi
     
    -ilaçların hatalı şekilde kullanıma hazırlanması
     
    -Plastik kaplar yerine teneke kapların kullanılması
     
    -Atım hataları, ilacın homojen atılamaması
     
     
     
    10.6. Hasat ve Hasat Sonu Hataları
     
     
     
    - Hasatın elle veya mekanik olarak (el tarağı, silkme makinası kullanmadan) yapılmaması ve bunun sonucunda ağaçlarda yaralanmalar, genç sürgünlerde kırılmalar, aşırı yaprak dökülmesi ve dal-yaprak oranının bozulmasına sebebiyet verme
     
    - Toplanan zeytinlerin uzun süre bekletilmesi
     
    - Yaralı, bozuk ve kalite dışı zeytinlerin sağlam zeytinlerle aynı kaba konması
     
    - Zeytin kaplarının çok fazla üst üste konması sonucu randıman ve kalite düşüklüğüne neden olunması
     
    - Yağlık zeytin/erin çok fazla bekletilerek, yağ kalitesinin bozulması
     
     
     
    10.7. Hataların Sebepleri
     
     
     
    - Geleneksel tarımın devam etmesi
     
    - Çiftçilerimizin eğitim eksiklikleri
     
    - Ekonomik etkinliklerinin olmayışı
     
    - Lider, örnek çiftçilerin olmayışı
     
    - Toprak ve yaprak tahlillerine önem verilmeyişi
     
    - Kulaktan dolma işlerle, şansvari tarımın yapılması
     
    - Üreticilerin, geçimlerini bu yolla sağlayan insanların verdikleri yanlış tavsiyelere inanmaları